Dalga geçmemek gerek, dalgalarda büyük enerji var

Güneşti, rüzgârdı gibi “tükenmez kaynaklı” enerjiler sürekli gündemde.  Birileri bu yeni yaklaşımları, çıkarları bozulacak diye, ısrarla baltalıyor olsalar da, bunlar yavaş yavaş gelişiyor.  Ülkemizin güneyindeki köylerde bile sıcak suyu güneşten elde ediyorlar ve orada, burada rüzgâr santralları kurulduğunu okuyoruz.  Ama bir üvey evlat var ortalıkta:  Dalgaların sağlayabileceği enerji.  Karadeniz’den Akdeniz’e kıyılarımızı sürekli vurup okşayan dalgalar.

Üvey evlatlık bütün dünyada geçerli.  Yale Üniversitesi kaynaklı bir araştırma dalga gücünün arka plana itilmişliğine eğilmiş.  Yazı bu konuda yeterli bilginin mevcut olduğunu vurguluyor ve ABD kıyılarında büyük potansiyel olduğunu belirten çok kapsamlı bir çalışmaya gönderme yapıyor.  Öyle anlaşılıyor ki, değeri yüksek bir olanak mevcut, ama bunu harekete geçirecek çalışmalara ve atılımlara yeterli kaynak verilmiyor.

Bununla birlikte 5 yıl önce Portekiz kıyılarında bir “dalga çiftliği” başarıyla işletmeye açılmış.  Şimdi bunu, Avustralya kıyılarında denenecek ve 10.000 eve elektrik sağlayacak 62,5 megavatlık bir projeyle, İskoçya’da oluşturulacak 40 megavatlık başka bir girişim izleyecek gibi görünüyor.  Ancak ne var ki, hâlâ bir araştırma döneminin yaşandığı anlaşılıyor.  En uygun ve en verimli teknoloji nedir?  Kimi denizin yüzeyinde yılan gibi uzanan bir çözümün üzerinde duruyor. DALGA GÜCÜ - 1

Kimi açılır kapanır kapakları andıran bir teknolojiyi geliştirmeye çalışıyor.

DALGA GÜCÜ - 2

Öte yandan kimi şirketler ana birimi deniz dibine yerleştirilmiş, ama deniz yüzeyinde dalgaların hareketiyle yükselip alçalan ufak bir ünitenin yer aldığı bir sistemi deniyor.

DALGA GÜCÜ - 4

Başka bir şirket sistemi gözden ırak biçimde tamamen dibe oturtuyor ve dalgaların neden olduğu basınç değişikliklerini elektriğe dönüştürüyor.  Şirket “Biz denizin yüzeyinde garip görüntülü tesisler oluşturmuyoruz.” diye övünüyor.

Uzmanlar dalga gücünü kontrol altına almanın karadaki rüzgâr ya da güneş santrallarına kıyasla önemli teknolojik sorunlar taşıdığını belirtiyorlar.  Örneğin, denizin tuzlu suyunun yarattığı sıkıntılar söz konusu olabiliyor.

Dalga gücü şimdilik araştırma-geliştirme dönemini yaşıyor.  1970’lerde bütün dünyayı sarsan petrol krizi bu alandaki çalışmaları birden ateşlemiş.  Ancak heyecan kısa sürede yok olmuş.  Kaynaklar rüzgâr ve güneş enerjilerine kaydırılmış.  Şu anda yalnızca bazı küçük şirketler oldukça sınırlı kaynakları kullanarak bu alanda çalışma yürütmeye çabalıyor.  Uzmanlar bu durumun değişeceğine, büyük kaynakların devreye gireceğine ve önümüzdeki 10-20 yıl içinde teknolojik sorunları çözümlenmiş büyük çaplı girişimlerin yaygınlaşacağına inanıyorlar.

Ancak işaret ediyorlar ki, devletler fosil yakıtların neden olduğu aşırı tehlikeli sera gazı salımlarını görmezden geliyorlar ve fiyat mekanizmaları oluşturarak cezalandırmıyorlar.  Bunların insanlığa yükledikleri gerçek maliyet devreye girdiği gün, tükenmez kaynaklı enerjiler hakkettikleri desteği bulacaklar, diyor uzmanlar.

Dalga gücüne dayalı teknolojinin ülkemizde de, biraz hüzünlü, bir öyküsü var.  [Bu öyküyü ayrıntısıyla buradan okuyabilirsiniz.]  Bu, inşaat işleriyle makine üretimi konularında AR-GE çalışmaları yürüten bir şirketin sahibi olan inşaat mühendisi Metin Çokan’ın öyküsü.

Çokan daha 17 yaşındayken (1958) dalgalarda inanılmaz bir güç olduğunu fark eder ve kendi kendine “Bu güç nasıl olur da elektriğe dönüştürülür?” diye sormaya başlar.  Kendi kurduğu firmasında, yıllar sonra (1990’larda) bu soruya bir yanıt bulur.  Ve 2001’de sistemin patentini alır.  Sonra da borç harç, büyük güçlüklerle temin ettiği sınırlı kaynakla Karadeniz kıyılarında deneme çalışmalarına başlar.  Sistemin başarılı olduğu ve elektrik ürettiğini görür.  Aşağıda, denediği sistemi görüyorsunuz.

DALGA GÜCÜ - 3

Teknik toplantılara katılarak, ya da üniversitelerde sunumlar yaparak sistemi tanıtmaya ve önemini anlatmaya başlar.  Ama devlet ve araştırma kurumları dalgalarla ilgilenmez.  Öykünün sonunda Metin Çokan “Günlük politikalar ile gelecek düzenlenemeyeceğinden, yenilgiyi kabul ettim ve beyaz bayrağı çektim.” diyor.  [Onun sitesine buradan da girebilirsiniz.]

[Küçük bir gönderme daha yapalım.  Ekogazete’nin eski bir yazısına.  Bunda (ne yazık ki, 2 yıl önce yitirdiğimiz) değerli çocuk ve gençlik yazarı Bilgin Adalı’nın bir kitabından söz edilmişti.  Bunda çocuklar büyüklerin sayısız münasebetsizliklerini bastırıp İstanbul Boğazı’ndaki güçlü akıntıyı kullanarak elektrik üreten bir santralın kurulmasına önayak oluyorlardı.]

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Dave Levitan Yale Environment 360, The Guardian, 28.4.2014

 

Reklamlar
Bu yazı Denizler - Irmaklar, Doğal kaynaklar, Ekoloji Politikası, Enerji içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Dalga geçmemek gerek, dalgalarda büyük enerji var

  1. Mete Akalın dedi ki:

    Elinize sağlık…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s