Müjdeler olsun, geliyor! El Niño geliyor!

Bu yaramaz çocuk dört yıldır ortalıkta yoktu.  “Ne çocuğu?  Bu da nereden çıktı?” diyeceksiniz.  İspanyolcada “El Niño” çocuk demek.  Ama iklimbiliminde anlamı başka:  Pasifik Okyanusunda kendini gösteren, ama dünyanın neredeyse tamamını etkileyip ortalığı kasıp kavuran doğal bir olay.  Bunun tokadını yiyip ağır bedelini ödeyen Güney Amerikalı balıkçılar takmış bu adı.  Gelin, yakından bakalım bu olaya.

Burada çocuktan kasıt İsa peygamber.  Daha doğrusu, Hıristiyan kültüründe özel yeri olan “Çocuk İsa” kavramı.  İsa’nın çocukluğu deyince akla doğumu geliyor, yani Noel.  Çünkü El Niño çoğunlukla kışın ortasında patlarmış.  Balıkçılar da Noel zamanı göklerden iniveren ve çarptı mı götüren bu tokadı böyle adlandırmışlar.

El Niño üçle yedi yıl arası bir sürede başını kaldırıyor, silkinip ortaya çıkıyor.  Bilim insanları nedenini Pasifik Okyanusundaki yüzeysel suların aşırı ısınmasına bağlıyorlar.  [Bu konuyu merak ediyorsanız, ayrıntılı, doyurucu ve açıklayıcı nefis bilgiyi Boğaziçi Üniversitesi’nin Kandilli Rasathanesi’nin sitesinde bulabilirsiniz.]

[Ekogazete 3 yıl önce El Niño’nun savaş ortamlarına çanak tuttuğundan söz etmişti.]

Yukarıda Çocuk İsa ve Noel bağlantısına değinmiştik.  Yani kışın ortasına.  Ama burada söz konusu olan Peru, Şili ve Ekvatorlu balıkçıların kışı.  Yani bizim yaz aylarımızın tam göbeği.  İşte şimdi Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) “Çocuk geliyor!” uyarısını yaptığı zaman önümüzdeki ayları kastediyor ve olayın kendini (bizler için) Mayıs ayıyla birlikte gösterebileceğini söylüyor.  Aşırı sıcaklıkları, kuraklığı, sel baskınlarını koluna takarak.  “Bu kış hayli sıcak geçti!” mi demiştiniz?  O zaman bir de önümüzdeki yazı bekleyin.  Eğer WMO yanılmıyorsa.

Umudunuzu WMO’nun yanılıyor olmasına fazla bağlamayın.  Çünkü güney yarımküredeki değişik meteoroloji kurumları şimdiden bazı rahatsız edici belirtkenler yakalamışlar.  Hatta olayın tarım ürünleri üzerinde daha şimdiden kendini gösterdiğini bile görmüşler.  Kakao, şeker kamışı, kahve, palmiye yağı ve benzeri ürünlerdeki büyük azalmalarda.  Onların öncülük edip gördüklerini bizler de birkaç ay içinde fiyatlarla karşılaşınca göreceğiz demektir.

Küçümsemeyin.  Konu burada kalmıyor.  Biz bu öyküye Güney Amerikalı balıkçılarla başlamıştık.  Onların içinde çalıştıkları sistem de alt üst olacak.  Denizaltı dünyasının karman çorman olması elbette balıklara da yansıyacak.

Bir soru takılıyor akla:  “Bizim çocuğun” şiddeti ne kadar olacak?  Şimdiye kadar yaşanmış en şiddetli dönem 1997-1998 yıllarında görülmüş.  Uzmanlar “Önümüzdeki aylarda benzerini, hatta daha kötüsünü görebiliriz!” diyor.

“Umarız, olmaz!” diyelim.  Ama kesinliği olan bir nokta var.  Küresel ısınma oldukça ve sürüp gittikçe El Niño hazretleri “Ben de varım!” diye daha şiddetle başkaldıracak.  Bazı bilim insanları bu görüşte.  WMO’nun genel sekreteri “El Niño’nun insan kaynaklı ısınmayla karşılıklı etkileşmesi yerküreyi görülmedik bir serüvene sürükleyebilir.” diyor.

Konuyu son bir değinmeyle kapatalım.  Bir de La Niña var.  (Bunun Niño’su olur da, Niña’sı olmaz mı?)  Bu, ötekinin tersine yerküreye zaman zaman soğuk hava getiren bir olay.

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Stéphane Foucart, Le Monde, 17.4.2014

 

Reklamlar
Bu yazı Denizler - Irmaklar, İklim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s