Bir damla suya hasret mi kalacağız?

Uluslararası kuruluşlardan felaket çığlıkları yükseliyor. Peşi peşine. İklim değişimi, hava kirliliği derken şimdi de su krizi. Birleşmiş Milletlerin bir çalışma grubu su gereksinimine eğilmiş. İlginç bir tablo belirmiş. Suyu kullanıma sunmak için enerji gerekiyor. Ama enerjiyi üretmek için de bol su. Kısacası “yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan” misali garip bir kısırdöngü. Bir çıkmaz.

Yapılan hesaplara göre, içinde olduğumuz günlerde gereken enerjiyi üretebilmek için 600 milyar metreküp su kullanıyormuşuz. Ama unutmayalım ki, dünyanın sayısız köşesinde mutlaka kalkınma, gelişme olsun da istiyoruz. Yani, bu hedefin gereği enerji kullanımında ciddi bir patlama olacak; bu da su gereksinimini tavan yapacak. İyi güzel de, başka bir patlama daha yaşanıyor: dünya nüfusu katlana katlana büyüyor. Yani dünya serüvenine yeni katılacak milyonların su gereksinimi de eklenecek buna. Bu kısırdöngü nasıl çözümlenecek? Sorun burada.

Çıkmazı daha iyi kavramak için şimdiki manzaraya bir göz atalım. Birleşmiş Milletlerdeki rakamlara göre, bugün yeryüzünde 3,5 milyar insan içilebilecek, temiz, sağlıklı suya ulaşamıyor. 800 milyon kişi de hayvanların içtiği sudan içiyor. Ve 1,2 milyar kişiye elektrik hizmeti verilemiyor. Herkese elektrik mi sağlayalım? Bu insan sever girişimin faturası yılda 50 milyar dolar. Herkese kullanıp içebileceği su mu verelim? Bunun faturası da 100 milyar dolar.

Bugün kullanılan suyun %70’i tarıma gidiyor. %10’u evlere… %5’i endüstriye… %15 de enerji üretimine. Enerji sektörünün talebi niye bu kadar fazla? Çünkü nükleer ve termik santralların durmadan soğutulması gerekiyor; bu da suyla oluyor. Mısır ve benzeri bitkilerden yakıt mı üreteceksiniz? Bunları yetiştirmek için tonla su temin edeceksiniz.

Enerji-su denklemine iklim değişiminden kaynaklanan başka bir boyut ekleyelim. Bir örnek vererek. Fransa’da çok sayıda nükleer santral var. Bunlar soğutma suyu nedeniyle genelde büyükçe ırmakların kenarında yer alıyor.  Havanın çok sıcak gittiği dönemlerde bu santraller üretimlerini azaltmak zorunda kalıyorlar; çünkü ırmaktaki ısınmış su gereken soğutmayı sağlayamaz oluyor.

Kısırdöngü demiştik. İyi güzel de, bu döngü olduğu yerde dönüp durmuyor ki! Gelişiyor, büyüyor, azmanlaşıyor. Son kırk yıl içinde enerji tüketimi %186 artmış. Öte yandan, uzmanlar 2050’ye kadar insanlığın su gereksinimine yanıt verebilmek için %55 yeni su kaynağı “bulmamız” gerekiyor, diyorlar. Nasıl olacak bu?

Gelin, değişik enerji türlerinin ortaya çıkmasında kullanılan su gereksinimine bir göz atalım. (Biyodizel, bilindiği gibi, genelde ayçiçeği, kolza, soya ve benzeri bitkilerden elde edilen biyoyakıt. Etanol ise yaygın olarak mısır ve şeker kamışından üretilen biyoyakıt.)

SU GEREKSİNİMİ

Yukarıdaki şemaya iklim değişimi ve sera gazı salımı açısından baktığımız zaman enerji-su denklemi daha da çapraşık hale geliyor. Şöyle ki: İklim değişimi tehlikeli boyutlara ulaşmasın diye sera gazı salımını azaltmak istiyorsak, o zaman kömür/ kaya gazı/ petrol temelli enerji tüketimini, dolayısıyla üretimini frenlememiz gerekiyor. Yani, önceliği (aşırı su tüketen) biyoyakıtlara tanımak. Yani, tarım kaynaklı yakıtlara yüklenmek ve alabildiğine su kullanmak.

Biyoyakıtlar dedik; çünkü, malum, nükleer enerjiye mesafeli bakılıyor. Hidroelektrik santrallarda da sıkıntılar var. Güneşe, rüzgâra dayalı enerji kaynakları ise doğal olaylara (güneşin parlamasına, rüzgârın esmesine) bağımlı. Çoğu uzman için tarım kaynaklı yakıtlar en sürekli olabilecek enerjiyi üretiyorlar.

Öyleyse, hem insanların içeceği su, hem de enerji üretecek su denklemini nasıl çözeceğiz?

Atila Alpöge / Yararlanılan kaynak: Martine Valo, Le Monde, 22.3.2014

 

 

 

Reklamlar
Bu yazı Biyoyakıt, Ekoloji Politikası, Enerji, Nüfus, Su içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Bir damla suya hasret mi kalacağız?

  1. Geri bildirim: Bir damla suya hasret mi kalacağız? | Dağ Medya

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s