Havası çok kirli, ama yeşil cenneti

Bir yandan dünyanın havası en kirli kenti; öbür yandan da yeşillik şampiyonu! Muhteşem bir çelişki var bunda. Hindistan’ın başkenti Delhi’deyiz. 17 milyonluk bir kent. Üstelik her yıl binlerce kişi buraya göç ediyor. Ama tarihi İstanbul (Üsküdar, Kadıköy, sur içi, Beyoğlu, Şişli, Beşiktaş, Sarıyer) kadar bir alan yemyeşil. Bunun Beyoğlu, Şişli, Beşiktaş kadarı ise yoğun orman. Delhi’deki doğal orman alanı bizim Belgrad Ormanı’nın iki katı.

Bu yeşilliklerin zenginlerin villalarını ya da politikacıların kâşanelerini çevreleyen hudutsuz bahçeler olduğunu düşünmeyin. Tam tersi. Sokaktaki adama açık. Hatta bazılarına halk bile giremiyor. Bunlarda yalnızca geyiklerden tilkilere çeşit çeşit hayvanlar keyif sürüyor. Ya da 300 kuş türü mesken tutuyor buraları. Azman kentin gürültüsünden, kirinden, pis havasından uzakta yaşam sürdürülüyor bu yaratıklar.

DELHİ

Ormanlardan yalnızca biri halka açık. Girmelerine göz yumulmayan, el atmalarına izin verilmeyen tek grup ise betoncular, inşaatçılar ve müteahhitler. Bazı çevreci kuruluşlar buraya gece gezileri bile düzenliyor. El fenerlerinin ışığında ormanın mahremiyetine girebiliyorsunuz. Yaprakların hışırtısından, derelerin şırıltısından başka ses duymuyorsunuz. Delhi’nin kent ormanları dünyanın sayılı bioçeşitliliğe sahip.

Bu noktaya çevrecilerin uzun yıllar süren ve yorulmak bilmeyen çabasından sonra ulaşılmış. Sonunda kavga 1997’de kazanılmış. O tarihte ormanlar dokunulmazlık           kazanmış. Ve gelişip büyümüşler. Son on yılda kentin yeşilliği iki katına çıkmış. Tabii arada sırada, bazı gözü dönmüş politikacılar ile ormanlık alanda boş araziden başka bir şey görmeyen mühendisler buralardan otoyol geçirmeye heveslenmişler. Ama öylesine büyük tepki almışlar ki, hevesleri kursaklarında kalmış. Ne de olsa, bu ormanlar havası gittikçe kirlenen Delhi’de birer oksijen fabrikası. Bir lüks değil bunlar, bir cevher. Halkın mutluluğu ve huzuru bulduğu cennet.

Başkentte bir tek ağacı bile kesebilmek için belediyeden özel izin almak gerekiyor. Bunun hayli ağır bürokrasisi var. Sayfalar dolusu belge dolduruyorsunuz; ağacın çevresinde yaşayan ahaliden izin alıyorsunuz ve kestiğiniz ağacın karşılığı dikilecek yeni ağaçlar için para ödüyorsunuz.

Atila Alpöge / Yararlanılan kaynak: Julien Bouissou, Le Monde, 21.3.2014

 

Reklamlar
Bu yazı Kentler, Ormanlar içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s