Bizde yağmur yağmıyor, ama başka yerlerde…

Toprak suya aç, ülkemizde.  Başka ülkelerde de.  Endişe yaratan bir durum.  Tarımsal üretim azalacak, fiyatlar tepe yapacak, deniyor.  Ancak bazı yerlerde ise aşırı yağışlar felaket yaratıyor.  Kısacası, iklim değişimi dünyanın su sistemini allak bullak etti.  Suyla ilgili oluşumları uzaydan izleyecek uluslararası bir proje, “GPM” adı altında, 28 Şubat’ta Japonya’dan başarıyla havalanan bir uyduyla devreye girdi.

GPM-2

GPM “Global Precipitation Measurement” sözünden geliyor.  Bu, Japonya’nın Havacılık Araştırmaları Ajansı ile Amerikan NASA’nın başını çektikleri ortak bir girişim.  Ama Hindistan ve Avrupa kuruluşları da projeyi destekleyip katkıda bulunuyorlar.  1997’de tropik bölgeleri gözleme amacıyla kurulmuş, daha sonra adım adım gelişip bütün yeryüzünü kaplamış bir işbirliğinin vardığı son noktadayız şimdi.  Yüzlerce bilginle mühendisin hudutsuz emeğinin ürünü.

GPM’in ana uydusu, zaten uzayda olan sayısız uyduyla ilişkilendirilmiş durumda.  Bu uydu filosunun oluşturduğu ağ yeryüzünün aldığı yağmur ve kar yağışları hakkında ayrıntılı bilgi akımı sağlıyor.  “Nereye, ne kadar yağış gelebilir?  Yağış olduğu zaman da bunun gerçek miktarı nedir?” gibi soruları yanıtlıyor.  Üç boyutlu denebilecek bir yaklaşımla.

Şu anda yağışlarla ilgili bilgiler hep yerden göğe bakan gözlemler ve ölçümlerle elde ediliyor.  Hatta dünyanın bazı nokta ve bölgelerinde ölçüm yapılmıyor.  GPM ise bulutlanmaları yukarıdan ve yandan gözlüyor.  Bir bakıma, şimdiki düzene ek olarak, gökyüzünde kat kat istiflenen bulut tabakalarının adeta aralarına girme fırsatı sağlıyor.  Ve 3 saatte bir, yeryüzünün tamamı (her bir noktası) için ayrıntılı rapor sunuyor.

DÜNYA

“Bu olanak ve özelliklerin ek yararı ne?” diye sorulabilir.  GPM dünyanın su ve enerji sistemlerinin nabzını elinde tutuyor.  Bulutlarda oluşan yoğunluğu izliyor…  Ne miktarda yağmur yağma olasılığı olduğunu hesaplıyor…  Hatta oluşmakta olan yağmur damlalarının büyüklüğünü bile saptayabiliyor.  Belli bir noktada bir iki saat içinde başlayacak yağışın doğal afet yaratma tehlikesi olup olmadığını haber verebilecek.  Bunun yanında belli bir bölgede aşırı bir kuraklığa doğru gidildiğinin bilgisi de yer alıyor.  Tabii fırtına ve tayfun tahminleri de.

Unutmamak gerekir ki, geçen yıl Filipinleri hazırlıksız yakalayarak vuran tayfun 6.200 kişinin ölümüne yol açmış, 500 bin evi yok etmiş, 700 milyon dolarlık tahribata neden olmuştu.  GPM’in olası bir tehlikeyi birkaç saat önceden haber vermesi önemli fark yaratabilir.

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Philippe Mesmer – Julien Bouissou, Le Monde, 2.3.2014

Reklamlar
Bu yazı Genel Konular, Su, Teknoloji, İklim içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s