Şeker severlere yeni armağan: Pil!

Cep telefonumuzda, el fenerlerimizde, tabletimizde, daha birçok şeyde pil kullanıyoruz.  Yaşantımızda yaygın yeri var pillerin.  Ama unutmayalım ki, işi bitenleri çöpe atmamak gerekiyor.  Çünkü yapılarında çevreye ve insan sağlığına son derecede zararlı zehirli maddeler var.  Örneğin ABD’de her yıl çöpe atılan 180.000 ton pil çok kişiyi ürkütüyor.  Ancak, zararsız piller geliyormuş piyasaya:  şekerden yapılı piller.

Açıklamanın kaynağı ABD’nin Virginia Tech Üniversitesi.  Profesör Percival Zang ve asistanı Zhiguang Zhu’nun başını çektiği bir ekip bildiğimiz şekeri pillerin içine depolayarak enerji elde etmenin yolunu bulmuşlar.

ŞEKERLİ PİL

Araştırmalarının sonucu “Nature Communications” dergisinin son sayısında yayımlandı.  [Not:  Yazıya buraya tıklayarak ulaşılabilir deniyor;  ancak (belki de geçici bir süre için) metne girme sorunu yaşanıyor.  En iyisi derginin yukarıdaki adına tıklamak ve gelen sayfada “search”ten Percival Zang’ı aramak.  Gelen sayfada bu yazı yer alıyor.  Öte yandan şu adresten de araştırmayla ilgili bilgiye ulaşabilirsiniz.]

Araştırmacılar şekerin çok önemli bir enerji kaynağı olduğunu söylüyorlar.  Gerçi bu özellik eskiden beri biliniyordu ve bundan günlük yaşamda kullanılabilecek enerji üretme çabaları sürüp gidiyordu.  Ancak Virginia Tech’te geliştirilen pil birçok sorunu çözmüş durumda ve 3 yıl içinde piyasaya sürülebilecek konumda.  Bu biyo-pilin bazı özellikleri şöyle sıralanıyor:

  • Bunlar şimdi kullandığımız pillerin 10 katı enerji taşıyor.  Bu nedenle de çok daha uzun süre işe yarıyor.
  • Yeniden enerji yükleme durumu mu çıktı?  Basit!  Biraz daha şeker ekleyeceksiniz.
  • Bunlar çok daha ucuz olacak.
  • Bunlar bütünüyle çevre dostu.  Ekolojik hiçbir zararları yok.
  • Bildiğimiz piller bazen akabiliyor, ya da patlıyor.  Bu yenilerde böyle bir tehlike söz konusu değil.

Konunun başka bir boyutu daha var.  Biyo-pillerde kullanılacak şeker çok fazla değil.  Öte yandan bu şekere kaynak olacak pancar, şeker kamışı, patates gibi bitkiler doğada bol miktarda var.  Böyle olduğu halde dünyada şeker tüketimi azalıyor ve gerek tıp çevreleri, gerekse kamu yönetimleri obozite nedeniyle şekerli içecek ve yiyeceklere savaş açmış durumda.  Kamu sağlığı bakımından şeker tüketimini azaltmaya kararlılar.  Bu çabanın bir olumlu sonucu ile kavganın nereye kaydığı aşağıdaki şemada açıkça görülüyor.

Sugarinfood

Şema yıllar itibariyle İngiltere’deki şeker tüketimini sergiliyor.  Değerler kişi başına bir haftada tüketilen şekeri gram cinsinden veriyor.  Koyu mavi ailelerin kendileri için satın aldıkları şekeri gösteriyor.  Açık mavi ise endüstrinin ürettiği yiyecek ve içeceklerdeki şekeri yansıtıyor.

Konumuza geri dönecek olursak şekerli biyo-pil uygulamasının (az şeker kullanması ve halkın şekeri giderek daha az tüketiyor olması nedeniyle) biyo-yakıtların yaratmakta olduğu tarım ve beslenme krizine neden olma gibi bir tehlikesi yok.

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynaklar:  Samuel Gibbs, The Guardian, 22.1.2014 – Sarah Boseley, The Guardian, 9.1.2014

Reklamlar
Bu yazı Atıklar, Biyoyakıt, Doğal kaynaklar, Enerji, Teknoloji içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s