Ruhsal çöküntü mü yaşıyorsunuz? İlacınız hazır!

Gerginsiniz…  Sinirlisiniz…  Tarifsiz kaygılarınız var…  Aşamayacağınızı düşündüğünüz sorunlar içindesiniz…  Gece uyuyamıyorsunuz…  Umutsuzsunuz…  Yaşadığınıza pişmansınız adeta…  Tam bir ruhsal çöküntü içindesiniz.  Merak etmeyin.  Etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış bir ilaç var.  Bol bol kullanın onu:  Yeşillikler!  Yemyeşil bir ortam!  Yanlış anlaşılmasın, arada sırada parklara gidin ve ağaçlara, çiçeklere, otlara bakmakla yetinin, demiyoruz.  Yemyeşil bir ortamda yaşamaya başlayın.

İngiltere’deki Exeter Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi’nden beş araştırmacı yürüttükleri kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarını iki hafta önce yayımladılar.  “Environmental Science and Technology” dergisinde.

Araştırmanın bulgularını şöyle özetleyebiliriz:

  • Yemyeşil, yeşile açık bir ortama taşınmak ve orada yaşamaya başlamak çöküntüyü mutlaka azaltıyor, hatta ortadan kaldırıyor.
  • Yeşile açılımı olmayan bir bölgeye, bir mahalleye taşınmak ise hiçbir değişiklik yaratmıyor, çöküntü olduğu gibi sürüp gidiyor.

Bu sözler ilk bakışta hiç
de şaşırtıcı gelmeyebilir.  Hatta “Zaten biliyoruz bunları!” bile diyebilirsiniz.  Şimdiye kadar çeşitli gözlemci ve araştırmacıların vurguladığı hususlar bunlar.  Nitekim Dünya Sağlık Örgütü de yeşil alanların sağlığa katkısını 2012’deki bir raporunda vurgulamıştı.  Öte yandan asfaltlı alanlarda oynayan çocukların yeşillikler içinde büyüyen çocuklara kıyasla daha fazla saldırgan oldukları da söylenirdi hep.  Bu arada çocukları
doğaya açan ve birçok ülkede giderek yaygınlaşan “Orman Okulları” uygulamasının
değeri de biliniyordu.  (Bu konuyu işleyen başka bir yazımıza buraya tıklayarak göz atabilirsiniz.)

Ancak sözünü ettiğimiz araştırma anlık, kısa süreli bir etkiden değil, uzun süreli ve köklü bir değişimden söz ediyor.  Bu nedenle araştırmanın sonucu çok yeni ve anlamlı.

Araştırmacılar İngiltere’nin resmi sağlık kayıtlarında ruhsal çöküntü yaşadığı görülen kişilere odaklanmışlar ve bunların arasından sıkıntıları sırasında yeni bir yere taşınan 1.064 kişiyi örnek almışlar.  Bu deneklerin ruhsal durumunu beş yıl boyunca yakından izlemişler.  Değerlendirmeyi yaparken de (iş koşulları, gelir düzeyi, kişilik özellikleri, aile sorunları gibi) yan etkenleri özenle ayrı tutmuşlar.  Deneklerin 594’ü ‘yeşili bol’ bölgelere taşınmış.  Geriye kalan 470 ise ‘yeşili yok’ alanlara tıkılmış.

İlk gruptakilerin ruhsal çöküntüleri ilk iki yıl içinde giderek azalmış ve yok olmuş.  Bunlar son üç yıllarını ise köklü bir huzur içinde geçirmişler.

İkinci gruptakilerde ise yerleşim yeri değiştirmiş olmak çöküntülerini önce şiddetlendirmiş, ancak belli bir zaman sonra eski çöküntü düzeylerine geri dönmüşler.

Ruhsal çöküntü kişiyi kendi içine döndürüyor.  Bu kapanma giderek düğümleniyor ve açılmaz hale gelip şiddetleniyor.  Doğa ise çekip alıyor sizi kendi içine ve dışarıya açılmanıza olanak sağlıyor.

Ekoterapi”den söz ediliyor bugünlerde.  Bunu diyenlerin görüşü de bu zaten.  Neymiş ki ekoterapi?  Gelin bu kavrama bir göz atalım.  Açık havada, yeşil bir ortamda oluşan çeşitli programlara katılıyorsunuz;  amacınız ruhsal ve fiziksel sağlığınızı desteklemek, ayakta tutmak.  Örneğin, bedeninizi formda tutmak için evinizde egzersiz yapacağınıza ya da bunalımlarınızdan kurtulmak için kapalı odanızda kendi başınıza kıvranacağınıza doğaya açılıyorsunuz, bir program çerçevesinde doğayla (parklarla, çiftliklerle, ormanlarla) kucaklaşıyorsunuz.  İşte ekoterapi bu.

Bir bakıma yaşamın ana konusu nedir ki!  Kişisel huzur mu?  Birlikteliğin getirdiği mutluluk mu?  Yoksa başkalarını ezerek cebini parayla doldurma hırsı mı?

Uzun sözün kısası, bu araştırmanın bulgularını birilerinin dikkatine sunalım.  Kimlere dersiniz?  Ormanları kesip biçmeyi marifet sanan devlet büyüklerine…  Kulelerin dikilmesine izin veren kent yöneticilerine…  Rezidans denilen ucubelerin diplomalı mimarlarına…  Mı?

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Jay Griffiths, The Guardian, 8.1.2014

 

Reklamlar
Bu yazı Genel Konular, Kentler, Ormanlar, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s