Denizler ne kadar yükselecek?

Denizler son yüzyılda yükseldi.  Bunu kesinlikle biliyoruz.  Bilim insanları bunu somut biçimde, tartışmasız ortaya koydular.  Nedenin insan etkinlikleri, dolayısıyla küresel ısınma olduğu da biliniyor.  Yükselme devam edecek, hatta hızlanacak.  Ama ne kadar?  Çok tartışılan bir konu bu.  Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, sayısız bilgin ortada dolaşan resmi tahminleri yetersiz ve muhafazakâr buluyor, daha fazlasını bekliyor.

Önce şunu soralım kendi kendimize:  Geçmişte denizler niye yükseldi?  Bunun üç ayrı nedeni vardı.  Bir:  atmosferin ısınması denizlerde genleşme yarattı.  İki:  dağ tepelerindeki geniş buz kütleleri eriyip denize aktı.  Üç:  kutuplarda hızlı erimeler oldu.  Bunlar devam ediyor.

Tabii, bunları bilmek geleceği kestirmek için yeterli değil.  Bu nedenle bilginler karmaşık bilgisayar modelleri kullanıyorlar.  Bunların en iyi tarafı “Bu veriyi bir de şöyle değiştirelim.  Bakalım, ne olacak?” deme olanağını vermeleri ve rakamlarla oynamaya olanak sağlamaları.  Ama doğadaki çok boyutlu ve zengin karmaşıklığı bu tıkız modellere eksiksiz yansıtmak hiç de kolay değil.  Bu nedenle de model sonuçları hep muhafazakâr bulunuyor.

Yukarıda sözü geçen araştırmayı yürütenler bilimsel literatürdeki binlerce araştırmayı taramışlar ve deniz seviyesi üzerinde çalışma yapıp çok sayıda makale yayımlamış 360 bilim insanı saptamışlar.  Bunlarla ilişki kurup onların kişisel değerlendirmelerini yansıtacak bir anket yollamışlar.  18 ülkeden 90 bilgin ayrıntılı yanıt vermiş.

Bunları özetlersek, şunlar çıkıyor ortaya:

  • Birleşmiş Milletler’e bağlı “Hükümetlerarası İklim Değişimi Paneli” (HIDP-IPCC) önemli ve saygın çalışma yapıyor.  [HIDP’nin son raporundan 2 ay önce Ekogazete’de söz etmiştik. Ayrıca rapordan bazı rakamlar da vermiştik.]  Bu çabayı küçümsemek söz konusu değil.  Ama deniz seviyesi konusundaki öngörüleri çok muhafazakâr.  Rapor 2100’a kadar 63 santimlik bir yükselmeden söz ediyor.
  • Oysa yeni araştırma için öngörü veren bilginler bu yükselişin çok radikal önlemler sayesinde bu ölçüde zar zor sınırlanabileceğini, mevcut eğilimlerin ışığında ise yükselmenin 70-120 santime varacağını öngörüyorlar.
  • Bilginler 2300’de de “2-3 metreyi göreceğiz!” diyorlar.

Bütün bunların anlamı nedir?  Demek ki, yavaş yavaş bazı kıyılarda yükselen denize karşı duvarlar ve setler oluşturacağız.  Ancak toprağın çok geçirgen olduğu yerlerde setler fazla bir işe yaramayacağı için oralardaki yerleşmeleri başka yerlere taşımayı planlamaya başlayacağız.

Ne dersiniz, bütün bu telaşa karşılık küresel ısınmayı kontrol altına almak için şimdiden kolları sıvamak, üretim ve yaşam tarzımızı değiştirmek daha ucuz ve daha akılcı bir yöntem değil mi?

[Bu yaklaşıma omuz silkenler ve “Kim öle!  Kim kala!  Benden sonra tufan!” diyenler olabilir.  Kimlerin “öle” olacağı belli:  Bu satırları yazanlar ve okuyanlar.  Ama bir de “kala”lar var:  Onlar çocuklarımız ve torunlarımız.]

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynaklar:  John Abraham, The Guardian, 4.12.2013 ve Real Climate sitesi, 23.11.2013

Reklamlar
Bu yazı Denizler - Irmaklar, Ekoloji Politikası, İklim içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s