Halkın onda biri hızlı çevreci

Başka bir deyişle, evlerinde oturdukları rahat koltukta keyif sürerken çevre ve ekoloji gevezeliği yapmakla yetinmiyorlar.  Kolları sıvamışlar ve derneklere, kuruluşlara üye olmuşlar.  Bunlara sürekli aidat ödüyorlar, önemli para yardımı yapıyorlar.  İngiltere’den söz ediyoruz.  Yeni bir araştırmaya göre 4,5 milyon kişi, yani halkın %10’u bu konuda çaba göstermeye, etken olmaya soyunmuş durumda.  İnsan doğrusu gıpta ediyor.

Araştırmayı Green Funders diye anılan bir grup yürütmüş.  Bu, ekoloji alanına kaynak akışını güçlendirmeye çalışan bir ağ.  Yürüttükleri çalışmanın ayrıntılarını merak ediyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.

Gelin, raporun bulgularına şöyle bir göz atalım.

İngiltere’de resmi kanalların dışında, çevre konusunda çalışan 140 kadar kuruluş var.  Ancak bunların çoğu, üye sayısı bakımından hayli küçük.  Kuruluşların yalnızca %12’si üyelerin %80’ini topluyor bünyelerinde.  En popüler kuruluşların başında Greenpeace, Friends of the Earth, RSPB ve WWF yer alıyor.

Kuruluş sayısı, üye adedi gibi veriler elbette göz doldurucu.  Ancak konuya kaynak kullanımı ve harcanan emeğin hedefleri açısından bakınca ciddi sorunlar var.  Çünkü kaynakların yarıdan fazlası doğayı, bitkileri, hayvanları korumaya gidiyor.  İklim değişimi çalışmalarına ayrılan para ise %7’yi geçmiyor.  Öte yandan, sağlık sistemine her yıl milyarlara mal olan hava, su ve gürültü kirlilikleriyle boğuşmaya aktarılan kaynakların tutarı %1’in altında kalıyor.  Unutmamak gerekir ki, çevreyi etkileyen ulusal mevzuatın %80’i Avrupa Birliği’nden geliyor;  böyle olduğu halde AB ile uğraşmaya ayrılan para %3 dolaylarında.

Öyle anlaşılıyor ki, 20-30 yıl önce oluşmuş olan bu kuruluşlar hâlâ eski alışkanlıkları içindeler.  Oysa dünya hayli değişti;  sorunlara bakış açısı da.  Demek ki, çalışmalarda odak değişikliği gerekiyor artık.

Bazı kuruluş sorumluları bunun farkında.  Şöyle diyorlar:  “Sektör olarak çok kalabalığız, çok dağınığız.  Ortak denilebilecek bir stratejimiz yok.  Orada, burada bölük pörçük işler yapıyoruz.  Bir biçimde bir araya gelmemiz, dayanışmaya girmemiz yararlı olacak.  Hatta birleşmemiz gerekli.  Karşımızda dev gibi kuruluşların hudutsuz çıkarları ve büyük uluslararası kurumların karmaşık çalışmaları var.  Kamuoyunu etkileyip değişim yaratabilmek için daha güçlü bir çerçeveye gereksinim var.”

Yeryüzünün doludizgin bir felakete doğru gittiğinin artık anlaşılmış olduğu günümüzde, hem kişisel tavır ve alışkanlıklarda, hem de ulusal politikalarda köklü değişimler yaratmak gerekiyor.  Bu olgu da ekoloji hareketine yepyeni bir gündem çiziyor.

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  John Vidal, The Guardian, 27.11.2013

Reklamlar
Bu yazı Doğal kaynaklar, Ekoloji Politikası, Genel Konular, Nüfus, İklim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s