Varşova’daki fars nihayet sona erdi

Fars dedik, ama aslında trajedi.  Ülkelerde yönetim koltuğunda oturup poz verenler, çıkar ilişkileri ve yeteneksizlikleri nedeniyle dünyayı tehlikeye atıyor, insanlığı toplu intihara sürüklüyor.  Evet, Varşova’daki iklim değişimi toplantısı bitti.  İtiş kakış içinde yuvarlak laflar üreterek.  Ortaya somut, işe yarar sonuç koyamadan.  Gelin, bu farstan birkaç şipşak fotoya göz atalım.  Bakalım kim ne demiş, ne yapmış?  [Bir not:  ‘Fars’ sözünü kullandık.  Bunu çok aşırı ve hayli saygısız bir niteleme olarak görebilirsiniz.  Ama bu, toplantıdaki bazı delegelerin sözü aslında.]

Ev sahibi?  Polonya başbakanı toplantıyı stadyumda düzenledi.  Bu ortamda delegeler söyleyeceklerini futbol maçlarına gönderme yaparak ifade ettiler.  İşte fotoğrafı.

Opening session of the UN Climate Change Conference 2013

Gene aynı başbakan, sera gazı salımına karşı alınacak önlemlerin konuşulacağı bu toplantı sırasında en büyük sera gazı kaynağı olan kömürün üreticileri ve tüccarlarıyla dünya kömür kongresi oluşturdu Varşova’da.

İki hafta süren iklim değişimi toplantılarında toplantı başkanlığını ev sahibi ülkeden çok üst düzeyli bir yetkili yapar.  Varşova’da da başkanlığı çevre bakanı yüklenmişti.  Toplantının ikinci gününde başbakan onu bakanlık görevinden alıverdi.  Zavallı eski bakan ağır başkanlık görevini yetkisiz bir konumda yürütmek durumunda kaldı.  Eski bakan aşağıda (ortada) görülüyor.

COP19-2

Bu marifetinden sonra Polonya başbakanı bir demeç verip “Biz ısrarla kömür kullanacağız ve kaya gazı çıkaracağız.” dedi.  Bilindiği gibi bu ikisi de aşırı ölçüde sera gazına neden oluyor.

Katılım?  Toplantıya (bazıları bir, iki günlüğüne gelip giderek) 195 ülkeden 10.000 kadar kişi katıldı.  Ülke bakanlarının, delegelerinin yanında çok sayıda gazeteci, örgütlü toplum kuruluşu üyeleri de vardı.  Bu arada ilk kez, büyük şirketlerin üst düzey temsilcileri de kabul edilmişti.  Toplantının rahatsız edici taraflarından biri de, sera gazı üretiminde şampiyon olan bazı büyük şirketlerin bu toplantının finansmanına katkıda bulunmaları ve logolarını her yerde sergiliyor olmalarıydı.

Avustralya’da yeni seçilen başbakan ülkede daha önce yürütülen gerçekten kaliteli iklim değişimi çalışmalarını bir kalemde es geçti ve bunları neredeyse dondurdu.  Varşova toplantısına da çevre bakanı yollamadı.

Japonya “Vaktiyle sera gazı salımımızı 2020’ye kadar %25 azaltacağız demiştik.  Ama Fukuşima oldu.  Bu durumda salım, tersine, %3 artacak.” gibi bir bahane kullandı.

Toplantının en duygulu anı başlangıçta yaşandı.  Filipin delegesi Sano bir konuşma yaptı ve ülkesinin, üstelik kendi ailesinin yaşamakta olduğu felaketi dile getirdi.  Delegeleri göreve çağırdı, somut sonuç üretmeye davet etti.  Gözyaşlarına boğularak.  Bazı delegeleri de ağlatarak.  Daha sonra da açlık grevi başlattı.  Onun grevine birçok örgütlü toplum kuruluşu üyesi de katıldı.

COP19-3 SANO

Tartışmalar?  Filipinlerdeki ölümler ve tahribat ‘iklim adaleti’ kavramını gündeme getirdi.  Bu kavram başta Brezilya olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin gelişmişleri “İklim değişimini siz yarattınız.  Bedelini bizlere ödetiyorsunuz.” suçlamasından kaynaklanıyor.  Konunun gündeme alınması çeşitli usul numaralarıyla kabul edilmedi.  Amerikan delegesi “Bizlerin ekonomik etkinliklerinin iklim değişimi yarattığı çok geç fark edildi.  Suçlamayın bizi!” diye savunma yaptı.

Toplantının ilk günlerinde örgütlü toplum kuruluşu Avaaz’ın başlattığı “gelişmekte olan ülkelere iklim değişimine uyum sağlamaları için daha fazla kaynak aktarılsın” kampanyası 600.000 imza topladı.

Toplantının laf ebeliğinden öteye gitmediğini ve çıkmazların içinde dönüp durduğunu gözlemleyen (Greenpeace, WWF, Oxfam gibi) örgütlü toplum kuruluşlarının 800 temsilcisi durumu protesto ederek toplantıyı terk etti.  Jestleri gelişmiş ülke temsilcileri arasında rahatsızlık yarattı.  Bu tepki ilginç, çünkü 2009 Kopenhag toplantısında bu gruplar bir hayli iteklenmişti.

Tartışmalarda o kadar büyük çıkmazlar yaşandı ki, toplantı planlanmış olan zamandan 20 saat sonra zar zor kapatılabildi.  Uykusuz saatler yaşamış olan delegelerin toplantı salonundaki koltuklarında kestirdikleri görüldü.

Delegelerden birine göre “zor anlardaki en iyi uzlaşma herkesin eşit orandaki hayal kırıklığı içinde ayrılıp gitmesidir.”  Bu toplantıda hayal kırıklığı elbette vardı.  Ama bunun ‘eşit’ olduğu kuşkulu.

Sonuçta ne çıktı ortaya?  Muğlak birkaç şey.  Ülkeler sera gazlarını ne kadar azalttıklarını sürekli olarak rapor edecekler.  Kopenhag’da oluşturulmuş, ama aksak topal yürüyen ve gelişmekte olan ülkelere uyum sağlamada çeşitli destekler vereceği düşünülen (her yıl 100 milyar dolarlık) fon ayakta tutulacak.  (Ama bu miktarın toplanıp toplanamayacağı konusunda garanti yok.)  Öte yandan iklim değişimi nedeniyle gelişmekte olanların uğrayacağı zararları karşılayacak bir mekanizma konusu çok tartışmalı.  Bu konuda bekle-gör demek en doğrusu.  Ve hepsi bu!

Bundan sonra ne olacak?  Gelecek Eylül’de devlet başkanları New York’ta Birleşmiş Milletler’de bir araya geldiklerinde sera gazı salımını ne ölçüde azalttıklarını ortaya serecekler.  2014 Kasımında Peru’da, Lima’da yeni bir toplantı yapılacak.  Nihayet 1915 Aralığında Paris’te gerçekleşecek büyük zirve toplantısında 2020’ye kadar sorunu çözme antlaşması imzalanacak.  Böylece sera gazlarını azaltma düzeni oluşturulacak.

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynaklar:  Le Monde, the Guardian, New York Times, Chinadaily Europe ve Le Devoir gazeteleri.

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, İklim içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s