Ekoloji düşüncesinde yeni kavramlar

Orada, burada ekoloji skandalları yaşanıyor olabilir.  Hükümetler politikalarıyla çevre sorunlarını arka plana atıyor olabilir.  Parsayı bir acele toplama çabasındaki iş dünyası kapılarımıza dayanan yepyeni dünyanın verilerine aldırmıyor olabilir.  Ama her yerde büyük bir çaba var.  Yaratıcı, yapıcı, olumlu düşünce durmadan, yorulmadan yeni yöntemler ve kavramlar geliştiriyor.  Alın, iki örnek:  “Geri Dönüşlü Ekonomi” ve “Benzetimci Ekoloji”.

Geri Dönüşlü Ekonomi ile başlayalım.  İngilizcede buna “circular economy” diyorlar.  Fransızcada da “économie circulaire”.  [Kimi zaman “Beşikten Beşiğe” modeli diye de adlandırılıyor.  Ya da “Cradle to Cradle” / “Berceau au Berceau”.]  Temelinde bir şeyi atmadan, atık yapmadan tekrar kazanmak, tekrar kullanmak kavramı var.  En basit anlamında, işinin bittiğini sandığımız eşya atık olmuyor.  Birine karşılıksız veriyoruz, ya da ikinci el olarak satıyoruz.  Ama bu, yalnızca tüketim biçimiyle ilgili değil.  Üretimi de içeriyor.  “Bir atık” bu düzende “bir kaynak”tır artık.  Sonuçta durmadan, hudutsuz biçimde doğal kaynak tüketmeyi önlemeye odaklanır.

150-200 yıldır yaşadığımız endüstri devrimi “Beşikten Mezara” modeline dayanıyor. Yani “Doğal Kaynağı Kap-İşle-Sat-Tüket-Kaldır At” düzeni, söz konusu olan.  Yeni düzende ise “İşle-Sat-Kullan-Yeniden Kazan-Yeniden İşle” olayıyla karşı karşıyayız.  Bu şema böyle anlatılınca çok basit, hatta ilkel duruyor, ama gerçekte üretim düzeneğini radikal olarak değiştiriyor.  Çünkü eskiden “Bana ne?  İşi bitince ne olursa olsun!” diyen endüstrici şimdi üretimini geri kazanmayı ön plana çıkaracak bir biçimde yapmaya başlıyor.  Kullandığı girdileri de, onları işleyişini de yeniden düşünüyor.  Üretilecek her şeyin tasarımı A’dan Z’ye değişiyor.

ELLEN

Bu yeni hareketin liderlerinden biri renkli kişiliğiyle dikkati çeken Ellen MacArthur.  2001’de 25 yaşındayken yelkenlisiyle tek başına dünya turu yapıp gazete manşetlerine oturur.  Daha sonra bu turu birkaç kez tekrarlar, hatta rekor kırar.  İngiltere Kraliçesi onu ‘asil’ yapar.  Fransa ona Légion d’honneur verir.  Üç yıl önce de geri dönüşlü ekonomiyi duyurup tanıtmayı hedefleyen bir vakıf kurar.  MacArthur bu yeni yaklaşımın dünya ekonomisine büyük yarar sağlayacağını, şirketlerin giderlerini azaltacağını, yepyeni iş alanları yaratacağını ileri sürüyor.  2013 Davos Ekonomi Forumuna sunduğu bir araştırma, bu yolla dünya ekonomisinin 700 milyar dolarlık bir kazanç edineceğini vurguluyor.

Gelelim Benzetimci Ekoloji’ye.  (İngilizcede ve Fransızcada “Biomimicry / Biomimétisme”.  Biz Türkçede böyle demeyi tercih ettik.)  Doğal varlıklar ortaya çıkan koşullara uyum sağlamada, bunlara ayak uyduracak düzenekler geliştirmede ve çevrelerinde mevcut olanaklarla ekosistemler yaratmada son derecede başarılı.  İnsanlar niye aynı şeyi yapamıyor?  Niye çevresini sürekli sömürüp yakıp yıkıyor ve durmadan atık üretiyor?  Doğal varlıkların bu başarısından öğrenilecek şeyler yok mu?  İşte, doğanın işleyişine, düzenek ve sistemlerine eğilmeye, bunları incelemenin kazandıracağı ipuçlarından esinlenip, benzetme yoluyla onları taklit etmeye böyle deniliyor.

JANINE BENYUS

Aslında ilk adımları 20 yıl kadar önceye dayanan, ama şimdilerde biçimlenip canlılık kazanan bu yaklaşımın önderlerinden biri Janine Benyus.  Değerli bir doğa bilimleri uzmanı olan Benyus şöyle sesleniyor tasarımcılara:  “Çözmeniz gereken bir tasarım sorununuz varsa, önce doğaya bakın.  Doğada sayısız sistem ve tasarım var.  Bunlar milyarlarca yıla dayanan bir sürecin içinde oluştular, başarıyla olgunlaştılar ve süreklilik kazanarak bugüne kadar geldiler.  Bu biyolojik sistemleri incelediğiniz zaman çok şey öğrenme olanağınız var.  Geliştirmek istediğiniz bir tasarımı su geçirmez, aerodinamik, güneş enerjili ve başka özelliklerde yapabilmeniz için doğanın bu yaşayan, başarılı tasarımları size esin kaynağı olacak.”  Gerçekten de şimdiye kadar bazı buluşlar ve uygulamalar bu muhteşem kaynaktan yararlanmasını bilmiş.  Örneğin hızlı trenin biçimi.  Ve örneğin, benzetimci ekolojinin mimarlıkta giderek artan bir etkisi var.

Buraya tıklarsanız, Janine Benyus’un çok ilginç ve esin verici bir konuşmasını izleyebilirsiniz.  Sayısız canlı, aydınlatıcı örnek veriyor.  Başarılı bir konuşma.  Belki biraz uzun bulacaksınız.  17 dakika.  Ama Türkçe altyazılı.  İzlemeye değer.  Konu ilginizi çektiyse, bizim burada yazıyla verebileceğimizden çok fazlasını bu videodan elde edebileceksiniz.

Devrim Alpöge – Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynaklar:  Elisa Thévenet, Journal du Dimanche, 15.9.2013 – Olivier Le Naire, L’Express, 18.9.2013 – Pierre Mongis, Le Monde, 20.9.2013 – Gilles van Kote, Le Monde, 21.9.2013 – Kadhim Shubber, Wired.co, 11.10.2013

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Genel Konular, Teknoloji içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Ekoloji düşüncesinde yeni kavramlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s