Özel sayı: HİDP-IPCC’nin vurguladığı belanın habercileri

“İklim değişimi diye bir şey yok!” mu dediniz? Yeryüzünün fıttırmış bir belaya doğru dörtnala gittiğine hâlâ inanmıyor musunuz? Ya da çevrenizdeki inatçılara, dik kafalılara, ‘bana ne’cilere dert anlatmakta zorluk mu çekiyorsunuz? Buyurun size “Hükümetlerarası İklim Değişim Paneli”nin (HİDP-IPCC) 27 Eylül’de açıklanan 2013 raporundan birkaç kanıt. Ama bu öykülerdeki balıklar, göçmenler, nükleer santrallar, gemiler yeterince ipucu veriyorlar. Kolları sıvayıp bu belaya tavır almak isteyenlere.

Balıklar.  Balıklar yaşam ortamlarını yılda (ortalama olarak) 27,7 kilometre hızla kutuplara doğru kaydırıyorlar. Bu arada, yaşamlarını devam ettirebilmek için 47 km/yıl hızla kuzeye ya da güneye doğru giden deniz yaratıkları bile var. Bu toplu hareketin nedenleri basit: sıcaklığın artması, sudaki oksijen miktarının azalması, giderek artan asitleşme ve gıdaların yetersiz kalması. Bu bulguların kaynağı 4 Ağustos tarihli “Nature Climate Change” dergisinde yayımlanan bir araştırma. Bu çalışma, üç yıl boyunca 857 tür deniz yaratığının hareketini izlemiş. Araştırmayı çok değişik ülkelerden katılmış kalabalık bir bilim insanı ekibi yürütmüş.

Göçmenler.  2012’de yeryüzünde 32 milyon insan yaşam yerini değiştirmiş.  Son dört yılın toplamı ise 144 milyona ulaşıyor.  Ve bu gelişme giderek şiddetleniyor.  Neden, iklim değişiminin yarattığı kuraklık, su baskınları, fırtınalar, deniz yükselmesi.  Bu rakamları (Türkiye’nin de üye olduğu) Uluslararası Göç Örgütü veriyor.  Bu olgu 80 ülkeyi etkiliyor.  Özellikle Asya ve Afrika ülkelerini.  Göç etme zorunda kalan milyonlarca insanın yaşamları ve kültürleri allak bullak olurken ulaştıkları yerlerde de giderek artan tepkilerle karşılaşıyorlar.  (Örneğin, şimdilerde Avrupa ülkelerinde ırkçılık tehlikeli boyutta artmakta.)

GÖÇMENLER - 2

Nükleer santrallar.  Bu santralları sürekli soğutmak gerekiyor. Bu, çok önemli bir gereksinim. Deniz ya da ırmak kıyısına yerleştirilmelerinin nedeni aslında bu zorunluk.  Ama suların giderek ısınması konunun uzmanlarında endişe yaratmaya başladı. Örneğin, geçen Mayısta ABD’de Millstone santralının enerji üretimine kısıtlama getirildi; çünkü suda ısı 26,6 dereceye ulaşmıştı. Nitekim Fransa’da da 2003’te ve 2006’da bazı nükleer santralları aynı olgudan dolayı durdurmak gerekmişti.

Kuzey kutbu.  Bu yılın yaz aylarında bir “ilk” yaşandı: Bir Çin şilebi Rusya’nın kuzeyinden geçerek Atlantik Okyanusu’na ulaştı. İlk bakışta olumlu bir gelişme gibi duruyorsa da (hele bazı küresel şirketler ulaşım giderleri azalacak diye bayram ediyorlarsa da) konu kutuptaki buzulların erimesiyle ilgili. Bu bakımdan endişe yaratıcı bir gösterge.

İKLİM 03

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Le Monde, 28.9.2013

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Nükleer, İklim içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s