Nükleer severlere saygıyla sunulur

11 Mart 2011’den bugüne iki yıl oldu, ama çalkantısı bitmek bilmiyor.  Japonya’daki Fukuşima olayından söz ediyoruz.  Mutlaka yeni bir boyutu zaman zaman gazetelere düşüyor.  Son günlerin en hüzünlü haberi ise kazadan sonra, kendi yaşamını tehlikeye atarak facianın daha korkunç bir boyut kazanmasını önleyen müdürün kanserden ölmesi oldu.  Aşağıda son 15 günün olaylarından bir demet bulacaksınız.

Masao Yoşida  (9 Temmuz)  Kaza sırasında nükleer santralın müdürüydü.  İşinin başından ayrılmadı.  Şirket patronlarının emrini dinlemeyerek reaktörlere deniz suyu sıktırmaya devam etti.  Daha sonra ise patronları onu cezalandırdılar.  Oysa bilim insanları onun bu bilinçli ve inatçı direnmesinin akıl almaz bir faciayı durdurduğuna inanıyor ve “Aksi halde Tokyo’nun bile boşaltılması söz konusu olurdu.” diyorlar.  Masao Yoşida 9 Temmuz’da kanserden bir “halk kahramanı” olarak öldü.  Firma patronları onun kazadaki görevi sırasında kansere yakalandığını inkâr ediyorlar.

MASAO

Sızıntılar  (30 Haziran)  Fukuşima’nın yakınlarında, Okyanus’un derin sularında yeni radyoaktif karışımlar olduğu saptandı.  Bunların kaza sonrasında santralı soğutmak için sıkılmış tonlarca suyla birlikte denize kavuştuğu düşünülüyor.

“Ne diye güvenelim?”  (2 Temmuz)  Fukuşima’nın (ters anlamda) ünlü işleticisi Tepco firması Japonya’nın başka bir yerindeki nükleer tesisini yeniden çalıştırmak istedi.  (Bu, Fukuşima olayı üzerine, ne olur ne olmaz diye, durdurulmuştu.)  Bölgenin valisi şöyle yanıtladı bu isteği:  “Halk istemiyor.  Hem size niye güvenecekmişiz ki!  Fukuşima’da ne olup ne bittiğini daha hâlâ tam anlamıyla ne anladınız, ne de bizlere anlatabildiniz!”  Aslında aynı gün, Fukuşima santralının bir yerinde, durup dururken yangın çıkıverdi.

Yükselen radyoaktivite.  (5 Temmuz)  Santralın yakınlarındaki bir kuyunun suyunda litrede 900.000 bekerele varan radyoaktivite saptandı.  Bu şaşırtıcı bir sonuç.  Çünkü daha önce aynı kuyuda yapılmış araştırmalar litrede en fazla 4.300 bekerel vermişti.  Bu bile kabul edilebilecek seviyenin üstünde bir değerdi.  Şirket bu olguyu kuyunun, santraldan çıkan bir kanalizasyon borusuna yakın olmasına bağlıyor.  Demek ki, reaktörü soğutmak için basılmış olan su, bu kez, yeraltı sularına karışmaya başladı.

FUKUŞİMA

Bu su nereden geliyor?  (12 Temmuz)  Kuyuda saptanan ve hızla, katlana katlana artan radyoaktiviteyi açıklamakta zorluklar yaşanıyor.  En makul görünen teze göre, pompalanan soğutma suyunda kaçak oldu ve bu iki yıl boyunca sürdü.  Sızan sular, radyoaktiviteyi de beraberlerinde sürükleyerek, toprağın derinliklerinde geniş alanlara yayıldı.  Ve bunlar şimdi, kendilerine yol yaparak buldukları kuyularda toplanıyorlar.  Unutmamak gerekir ki, kazadan hemen sonra soğutma maksadıyla reaktöre tatlı su sıkılmaya başlanmıştı.  Her gün saatte 5 m3 su verilerek.  İki yıl boyunca kesintisiz her gün.

Radyoaktif levrek.  (12 Temmuz)  Fukuşima’nın 10-15 kilometre ötesinde okkalı bir levrek yakaladı balıkçılar.  Sevindiler.  Ama daha sonra sevinçleri kursaklarında kaldı.  Çünkü ölçümler yapılınca levrekteki césium miktarının kiloda 1.000 bekerel olduğunu gördüler.  Oysa beslenmede izin verilen en yüksek değer 100 bekerel.  Olaydan iki yıl sonra gözlenen bu olgu meselenin ne ölçüde geniş kapsamlı olduğunu gösteriyor.  Her şeyi de, örneğin her balığın taşıdığı radyoaktiviteyi de ölçme olanağı yok elbette.  Daha da ötesi var.  O dolaylardaki kuyularda yapılan yeni bir araştırma yeraltı suyunda da çok yüksek césium buldu:  bir litre suda 22.000 bekerel.  Oysa üç gün önce 18.000 bekereldi bu değer.

Çin’deki girişimci pes etti.  (13 Temmuz)  Çin’in ulusal nükleer enerji kurumu güneyde Hong Kong ile Makao’nun yakınlarındaki bir kentin dolaylarında bir tesis kurmak istiyordu.  Uranyum işleme projesi.  Fukuşima olayını unutmayan halktan o kadar aşırı bir tepki geldi ki, belediye bu tesis için verdiği izni geri çekti.

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynaklar:  Le Monde, 5.7.2013 – Philippe Mesmer, Le Monde, 6.7.2013 – Pierre Le Hir, Le Monde, 11.7.2013 – Le Monde, 12.7.2013 – Le Monde, 13.7.2013

Reklamlar
Bu yazı Denizler - Irmaklar, Enerji, Nükleer, Teknoloji içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s