“Afet Üniversitesi” iş başında

Bir soru:  ‘Yeryüzünün hangi bölgesi en kötü doğal afetleri yaşayıp duruyor?’  Yanıt:  Asya-Pasifik.  2001-2010 arasındaki on yılda en fazla doğal afet burada görüldü.  Bu nedenle en fazla ölüm burada yaşandı.  En büyük ekonomik kayıp burada oldu.  Her yıl 200 milyon kişi bu olayları canıyla, kanıyla, yıkımlarıyla yaşadı.  Her yıl 700 bin kişi bu yüzden öldü.  Örneğin iki yıl önce, bölgenin gördüğü ekonomik zarar 294 milyar oldu.  Bu miktar bütün dünyada yaşanan ekonomik kaybın %80’i düzeyini buldu.

Afet

Bu gözlemin kaynağı Birleşmiş Milletler’in bir raporu.  Ne var ki, 2011’de bölgenin ülkeleri Asya- Pasifik Ekonomik İşbirliği girişimi altında bir araya gelip bu tür olayları gündeme oturtan bir program oluşturdular.  Konu tabii ki, depremler, tsunamiler, kasırgalar, aşırı yağışlar, su baskınları, volkan patlamaları ve benzerleri.  Bu çerçevede oluşan ortak çabanın başını Hawai Üniversitesi çekiyor.

Bu arada Amerikalı, Endonezyalı ve Japon akademisyenler geniş bir iletişim ve işbirliği ağı kurdular ve bunu “Afet Üniversitesi” diye adlandırdılar.  Bu girişime Vietnam, Filipinler ve diğer bölge ülkeleri de katılmaya başladı.  Bilginlerden biri şöyle diyor:  “Bugüne kadar hep tepkici bir biçimde davrandık.  ‘Afet olduktan sonra ne yapacağız, durumu nasıl kurtaracağız?’ diyerek.  Oysa kendimizi bu olaylara önceden hazırlamalıyız.”  Bu hazırlığın içinde psikolojik ve davranış yönetimi, direnç yaratma ve sebat geliştirme sistemleri gibi yaklaşımlar yer alıyor.  Başka bir deyişle, felaketleri yalnızca mühendislik ve can kurtarma çabası olarak algılamakla yetinmemek.

Adı geçen bilgin şöyle devam ediyor:  “Mesele yalnızca tıkanmış yolları açmak değil.  Ya da yıkılmış binaları yeniden yapıp ayağa kaldırmak değil.  Aynı zamanda da yıkılmış yaşamları ayağa kaldırmak.  Travmaları yönetmek.  Böyle zamanlarda toplumsal doku allak bullak oluyor.  Buna karşı, böyle durumlara hazırlıklı mekanizmalar yaratmak gerekiyor.  Toplumsal örgütlenmeyi demokratik biçimde hemen harekete geçirme niteliği ve kapasitesi olan mekanizmalar.  Yalnızca mühendisleri içine alan bir çerçeve içinde değil.  Sosyal bilimleri, psikolojiyi, hukuku, tıbbı da içine alan bir çerçevede.”

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Joe Cochrane, New York Times, 30.6.2013

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Genel Konular, İklim içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s