Karbondioksit konusunda dönen oyunlar

Belki anımsarsınız, 1980’li yıllarda, ozon tabakasını incelttikleri için, soğutucu araçlarda kullanılan Kloro-floro-karbonlarını (CFC), Hidro-floro-karbon (HFC) soğutucu akışkanları ile değiştirelim, denilmişti.  HFC’lerin yüksek ısınma potansiyeli olan bir sera gazı olduğu anlaşılınca, 2009 yılında, bunların yerine Hidro-floro-olefinler (HFO) önerildi.  Ancak Çin buna karşı çıktı.  Dört yıllık bir çabadan sonra, geçtiğimiz hafta, bu konuda tarihsel bir sözleşme imzalandı.

Greenpeace uzmanlarına göre, HFC’lerin ısınma potansiyeli karbondioksitten binlerce kere daha fazla.  Örnek olarak, orta boy bir buzdolabının bir yıllık salımının, bir arabanın Londra’dan Moskova’ya gitmesi halinde çıkaracağı karbondioksite eş değerde olduğunu belirtiyorlar.  HFC’ler dünyadaki sera gazlarının %2’sini oluşturuyor.  Şimdilik.  Ancak Çin, Hindistan ve diğer sıcak iklimli bölgelerin devreye girmesiyle bu oranın 2050 yılında %20’ye yükselmesi bekleniyor.

Yeni imzalanan anlaşmanın, atmosferden 90 milyar ton karbondioksitin çekilmesi anlamına geldiğini söylüyor uzmanlar.  Bu da, yaklaşık iki yıllık küresel sera gazı salımını sistemden çıkarmak demek oluyor.

Buraya kadarı işin olumlu yanı.  Ama gerçekte anlaşmanın arkasında ilginç çıkar hesapları yatıyor.

2013 yılına kadar Çin ve Hindistan, HFC üretiminde bir yan ürün olarak çıkan ve aslında kullanılmadığı için zaten imha edilmesi gereken HFC-23’ü, Avrupa Birliği’nin Karbon Denkleştirme programı çerçevesinde imha ediyormuş gibi gösterip karşılığında ciddi miktarda karbon kredisi alıyorlardı.  Yani, yakın zamana kadar, AB farkında olmadan HFC üretimine mali destek vermiş oluyordu.  Bu kredilerin %80’i Çin’e, kalanı da Hindistan’a gidiyordu.

Çin’in başında HFC’den HFO’ya geçişe direnmesinin nedeni buydu.

Ancak, 2010 yılında, Avrupa Birliği, HFC-23’ü, 2013 itibariyle, karbon kredileri kapsamından çıkarmaya karar verince, HFC’nin maliyeti, olması gereken yere tırmanmış.

Çin’in birdenbire çevreci bir anlaşmaya imza atmasının nedeni de bu.

Amerika tarafı derseniz, bu anlaşma onların da işine geliyor.  Yeni soğutucu akışkan HFO Amerikan firmaları tarafından geliştirildiği için, üretim ve teknoloji bilgileri onların elinde şimdilik.  İleride daha ucuza Asya’da üretme sürecine gelene kadar bu dönüşümden en kârlı çıkacak olanlar onlar.

Bu da Amerika’nın birdenbire çevre yanlısı bir anlaşmaya imza atmasının nedeni.

Çıkar ilişkisi bile olsa, hiç değilse çevre için olumlu bir adım atılmış diyeceksiniz.  Bir anlamda haklısınız.  Ama belki bu da çok doğru bir izlenim değil.  Yeni anlaşma ozon korumasını düzenleyen Montreal Protokolü çerçevesinde imzalanmış.  Hem Amerika, hem de Çin anlaşmayı Birleşmiş Milletler İklim Değişimi Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) içine sokmak istememişler. Kısıtlamaların çok daha geniş bir bağlamda ele alınacağından çekindikleri için.

Ama günümüzde buna da şükür demek gerekiyor.

Tahsin Çorat /  Yararlanılan Kaynak:  Matt McGrath, BBC, 12.6.2013

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Teknoloji, İklim içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s