Hidrojen sahneye çıkıyor

Buyurun, bu yeni enerji kaynağına.  Hidrojen yavaş yavaş gündeme oturuyor.  Öteki gazların yıkıcı, bozucu niteliklerini taşımayan çevre dostu bir gaz olarak dikkatleri üstüne çekiyor.  Aslında etrafımızda her yerde var.  Örneğin suda (H2O), ya da metan gazında (CH4).  Ama bunları ayrıştırıp hidrojeni almakta ve kullanılır hale getirmekte çeşitli zorluklar var.  Bununla birlikte bir umut belirdi artık.  Fransızlar ve Ruslar el ele verdiler, kolları sıvayıp araştırmaya başladılar.

Fransa tarafında IFPEN (Yeni Enerjiler Enstitüsü) var.  (Bu girişimi şöyle ifade etmişler.)  Rusya tarafında da Moskova Fizik ve Teknoloji Üniversitesi.

Aslında hidrojen gerçekten ilginç bir gaz.  1 kilo hidrojen, 1 kilo benzinin üç katı enerji sağlayabiliyor.  Dünyada 60 milyon ton hidrojen olduğu tahmin ediliyor.  Bugün için baş kullanıcısı petrol endüstrisi;  ham petrolü arıtmada önemli rol oynuyor.  Ayrıca amonyak, metanol, oksijenli su gibi kimyasalların üretiminde kullanılıyor.  Ama ayrıştırma zorlukları ve maliyeti bu gazın yaygın olarak değerlendirilmesini önlüyor.

Ne var ki, hidrojenin toprak altında saf, doğal bir gaz olarak bulunduğu yakın zamanlarda anlaşılmaya başlandı.  Bütün mesele bu gazı çekip alma teknolojisini geliştirmeye dayanıyor.  Gerçi denizin derinliklerinde yer alan ve kıyılardan hayli uzaklarda kalan bazı volkanik oluşumlardan durmadan hidrojen gazı çıktığı biliniyordu.  Ama bunu elde edip toplamak olanaksızdı.  Şimdi uzmanlar karaların altında da hidrojen bulunduğunu saptamış durumdalar.  Yaygın bir kil tabakasının oluşturduğu boşluğun altında hapis kalmış olan gaz genelde suyla karışık duruyor.

Bu tür depolar yeryüzünün çoğu yerinde bulunuyor.  Uzmanlar bunların potansiyelini araştırmaya çalışıyorlar.  Çok büyük kapasiteler saptandığı zaman, hidrojeni çekip almaya yarayacak teknolojinin geliştirilmesine başlanacak.  Olanağın dünyanın dört bir köşesine dağılmış olmasının güzelliği o bölgelerin enerji gereksinimlerinin yerel olarak sağlanabileceği.  Bunun en güzel örneği Mali’de bir kasabada yaşandı.  Köylüler orada su elde etmek için kuyu kazarken birden hidrojen gazıyla karşılaştılar;  hemen bir jeneratör yerleştirip kasabanın elektriğini üretmeye başladılar.

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Pierre Le Hir, Le Monde, 12.4.2013

Reklamlar
Bu yazı Enerji, Teknoloji, Yenilenir enerji içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s