Monsanto’yu kollama yasası

ABD’de bir skandal yaşanıyor.  Ülkenin tarım bütçesi Kongre’de oylanırken, kimsenin farkına varmadığı biçimde bir madde eklenmiş yasaya.  Kongre onaylamış, Obama da imzalamış.  Böylece dönüşü olmayan bir yasa çıkmış ortaya.  Buna göre Tarım Bakanlığı isteyen işletmeye GDO’lu tohum kullanma iznini keyfince verebilecek;  buna mahkemeler itiraz edemeyecek.  Kısacası bunları üreten endüstriye verilmiş dev bir armağan söz konusu.

Öyle ki, bakanlık uygun görür ve aklına eserse denemesi yapılmamış, tehlikesizliği saptanmamış tohumların bile ortalığa saçılmasına izin verebilecek.  Yakın ilişkilere ve dostluklara ardına kadar açılmış bir kapı.  Gözlemciler şöyle niteliyor bu gelişmeyi:  “Aslında bu bir döner kapıdır.  Federal hükumette besin ve tarım sektörlerinden sorumlu olanlar ile büyük şirketlerinin tepe noktasındakiler zaman zaman hep yer değiştirirler.  Bu yüzden de idare büyük firmaların kontrolünde yürütülen araştırmalara kaynak sağlar…  Şirketler oluşturdukları lobiler aracılığıyla seçtikleri politikacıların kampanyalarına her yıl milyonlarca dolar bağış yaparlar…  Muhafazakâr nitelikli düşünce kuruluşları karşı çıkan politik eğilimlerle boğuşurlar…  Tüketiciye yenilen ve kullanılan maddelerin içeriği hakkında bilgi verilmez…  Elçilikler ve konsolosluklar, yabancı ülkelerde GDO’lu maddelerin serbestçe satılabilmesi için çaba gösterir.”

Çevreci gruplar çığlık çığlığa.  “Bu yasa Monsanto’yu ve benzerlerini mahkemelerin üstünde bir konuma yerleştiriyor.” diyorlar.  Mother Jones dergisi 4 Nisan sayısında Roy Blunt adlı senatörün bu işi tezgâhladığını yazdı.  Dergiye göre, Blunt bu maddeyi Monsanto’nun uzmanlarıyla birlikte geliştirdiğini itiraf etmiş.  Firmanın onun seçim kampanyalarına büyük katkı sağladığı biliniyormuş.  Bu nedenle halk arasında bu yeni yasaya “Monsanto’yu Kollama Yasası” denilmeye başlanmış.

Gelişme o kadar tepki yarattı ki, “Besin Demokrasisi, Hemen Şimdi” adlı bir hareket başladı.  Yasaya karşı çıkan 250.000 imza toplandı.  Yasayı hazırlayan komitenin başkanı senatör Barbara Mikulski bu konunun gerçek boyutunu fark etmeyip atlamış olduğu için kamuoyundan özür diledi.  Hatta aşırı sağcı çizgisiyle bilinen ünlü “Tea Party” yakını kuruluşlar bile karşı çıktı:  “İşletmeler, Washington’da kendilerine lobiciler ayarlayıp çıkarlarına uygun kararlar aldırmak yerine, herkes gibi serbest pazar kurallarına saygı duymalılar.” diyerek.

Bu olay ilginç bir ortamda gündeme düştü.  ABD’de soyanın %93’ünü, pamuğun %88’ini, mısırın %86’sını kontrol eden Monsanto yılın ilk üç ayında kârını %22 arttırmış olduğunu açıkladı.  ABD’nin dış ticaret idaresi de Avrupa’ya baskı yaparak GDO’lu ürünlere daha hoşgörülü bakılmasını istedi.

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  John Vidal, The Guardian, 4.4.2013 – Grégoire Allix, Le Monde, 7.4.2013

Reklamlar
Bu yazı Sağlık - Beslenme, Tarım içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s