Sular ne zamana kadar temiz?

Fransa’da yapılmış kapsamlı bir araştırmanın sonucu bazı düşündürücü sorular atıyor ortaya.  Kaynaklardan, toprağın derinliklerinden geldiğini bildiğimiz içme suları ne kadar temiz?  Bundan da önemlisi, daha ne kadar süre aynı temizlikte kalacaklar?  Araştırmayı yapan bağımsız bir kamu kuruluşu olan Ulusal Tüketim Enstitüsü (INC).  Enstitünün tüketicileri bilgilendirmek amacıyla yürüttüğü sayısız etkinliklerden biri olan aylık dergide yayımlandı araştırma.

Aslında dergi deyip geçmemeli.  Hem hacimli bir dergi, hem de her sayısında pratik, yönlendirici ve uyarıcı bilgilere, bulgulara yer veriyor.  (Derginin ele aldığı konuları ve yaklaşımları sitesinde görmek mümkün.)  Sözünü ettiğimiz yeni araştırma adı sanı bilinen, çok kullanılan, tertemiz oldukları kabul edilen kaynak sularını inceleme altına almış.  (Haydi, bir iki marka adı verelim:  Vittel, Volvic, La Salvetat, St-Yorre, vb.)  Bunlar yeraltının derinliklerinden çekilip alınıyor ve herhangi bir kimyasal işlemden geçirilmeden çağdaş tesislerde özenle şişeleniyor.

Dergi 47 şişeyi laboratuvarda inceletmiş ve 85 değişik türden molekül aratmış.  Hayret!  Olmaması gereken moleküller bulunmuş.  Örneğin, göğüs kanseri tedavisinde kullanılan “tamoxifène”…  Örneğin, tehlikeli bir tarım ilacı olduğu için 2001 yılında kullanımı yasaklanmış olan “atrazine”…  Uzmanlar bu olgulara ve benzerlerine açıklama getiremiyorlar.  10 yıl önce yasaklanmış olan bir zehrin hâlâ ne işi var toprakta?  Ya da, kanser ilacı toprağın altına nasıl, nereden sızıyor?  Dergi ortaya çıkan sonucun üzerine deneyleri yeni baştan ve ek önlemler alarak tekrarlatmış.  Sonuç aynı.

Ancak not etmek gerekir ki, saptanan miktarlar çok düşük.  İnsan sağlığına zararlı olacak derecede değiller.  Ama üç soru gelip gündeme oturuyor:

  • Farklı moleküllerin aynı suda bir arada olması ne ölçüde tehlikeli?  Çünkü biliniyor ki, bazen tek başına zararlı olmayan moleküller yan yana geldikleri zaman sağlık tehlikesi yaratabiliyorlar.
  • Demek ki, bazı kimyasalların molekülleri aşırı dirençli ve toprağın içinde yıllarca kalabiliyorlar.  Ve demek ki, bazı moleküller de akıl almaz süreçlerin sonunda çok derinlere sızabiliyorlar.  Bunların miktarı şimdilik az olsa da, çeşitli kimyasalların büyük ölçüde kullanıldığı dünyamızda, bunlar ileride daha büyük birikimler yaratmayacaklar mı?  Bugün miktarları düşük, ama ileride ne olacak?
  • Demek ki, kontrol mekanizmaları yetersiz.  Bunlar nasıl iyileştirilebilir?

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Sophie Landrin, Le Monde, 26.3.2013

Reklamlar
Bu yazı Atıklar, Doğal kaynaklar, Sağlık - Beslenme, Su, Tarım içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s