Denizlerin en dibindeki yaşam

Mariana Çukuru 11 bin metre ile dünyanın bilinen en derin noktası.  Suyun ısısı 2°C.  Basınç, deniz yüzeyinden tam 1100 kat daha fazla.  Yakın zaman kadar burada pek fazla canlı organizma bulunacağı düşünülmüyordu.  Ancak, geçen hafta Nature dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre Mariana’da çok sayıda mikrop ve mikroorganizma bulunmakta ve bunlar önemli bir işlevi yerine getirmekteler.

Aşağıdaki resimde, Mariana Çukuru’nun bir kesitini ve de dünyanın en yüksek noktası Everest Tepesi ile karşılaştırmalı ölçülerini görüyorsunuz.  Everest 8.848 metre, Mariana ise 11.033m metre.  Size bir fikir vermesi açısından şöyle anlatalım farkı:  Eğer Everest’i tersine bu çukura yerleştirebilseniz, tepenin zirvesinden çukurun en dip noktasına, 2 kilometreden fazla bir boşluk kalırdı.

mariana

Haberin ilginç bir yanı, sözünü ettiğimiz uç koşullarda bile çok sayıda canlının yaşamını sürdürebilmesi.  Bir kaç hafta önce Rus bilim insanlarının, bir buzulun 4 km altındaki Vostok gölünde şimdiye kadar bilinmeyen bir bakteri bulduklarını okumuşsunuzdur.

Mariana Çukuru bulguları, dünyada bakterilerin yaşamlarını sürdüremeyeceği hiçbir yerin olmadığı tezini kuvvetlendiriyor.

Mikroorganizmalar ve Karbon Çevrimi

Bir diğer ilginç nokta ise…  Araştırmacılar, bu derin deniz mikroplarının karbon çevriminde ve buna bağlı olarak iklim değişiminde düşünülenden çok daha büyük bir rol oynadıklarına inanıyorlar.  Bunu biraz açalım.

Karbon çevrimi, karbonun biçim değiştirerek, değişik ekosistemler arasındaki dolaşım sürecine verilen isim.  Gezegenimizde yaşamın sürdürülmesini sağlayan temel süreçlerden biri.  Basitleştirerek anlatırsak, bitkilerin havadaki karbondioksiti karbon bileşiklerine dönüştürmesi ile başlar bu çevrim.  Diğer canlıların bu bileşikleri tüketmesi ve solunum yoluyla bir kısmını karbondioksit olarak geri salması ile devam eder.  Ve canlıların ölümünden sonra bedenlerindeki karbon bileşiklerinin ayrışması ve bundan çıkan karbondioksitin yeniden atmosfere geri dönmesiyle tamamlanır.

Aşağıdaki resim çevrimi daha ayrıntılı olarak gösteriyor.

mariana1

Çevrimi tamamlayan ayrışma görevi, mikrop ve mikroorganizmalara düşüyor.

Eğer insanlar devrede olmasa, karbon çeviriminin değişik ekosistemlerdeki oranı sabit kalır diyor uzmanlar.  Doğanın kendi dengesi var.  Ama biz ve fosil yakıtlarımız devreye girince çevrim farklı bir yere gidiyor tabii.

Mariana Çukurundaki mikroorganizmalar daha yüksek sularda yaşayan balık ve deniz hayvanlarının dibe çöken kadavralarını ayrıştırıp karbondioksite çeviriyorlar.  Araştırma 11 bin metrede, çok daha yüksek basınca ve uç koşullara rağmen, 6 bin metrelik çukurlardan iki misli daha fazla mikroorganizma bulunduğunu saptamış.

Peki, bu çok güzel de, niye bu ayrışma olayı ve karbondioksit salımı önemli diye sorabilirsiniz.  Eğer bu bakteriler bu karanlık ve soğuk ortamda, karbon bileşiklerini karbondioksite ayrıştırmasalardı, karbon çevirimi kendini dengeleyen bir süreç olmaktan çıkardı.  Bunun nedeni, dibe çöken organik maddelerin bir süre sonra fosil yakıtına dönüşmesi.  Bu durumda yukarıdaki resimde gördüğümüz ve bizim katkılarımız olmadığında sabit oranlarda sürüp giden çevrimin oranlarının bozulması söz konusu.

Bu da tamam, diyebilirsiniz, ama biz daha az karbondioksit olsun istemiyor muyuz?  Uzmanlar karbon çevriminin kendi içinde çok önemli ve dengeli bir süreç olduğunu belirtiyorlar.  Doğanın işleyişine müdahale etmek değil, bizim bu çevrime katkımızı azaltmak önemli, diyorlar.  Ayrıca karbon bileşiklerinin azalmasının da, çevrimin dünyadaki yaşamı desteklemesinde sorun yaratacağına inanıyorlar.

O zaman son bir soru:  Bu mikroorganizmaların karbon çevrimine katkıları ve bunun üzerinden iklim değişimine etkileri nedir?  Bunun yanıtını henüz bilmiyor bilim insanları.  Bu derin su bakterilerinin ne kadar organik maddeyi ayrıştırdıkları da bilinmiyor henüz.  Ama büyücek bir bulmacanın ilginç parçacıklarını oluşturduklarına kesin gözüyle bakılıyor.

Mikrop deyip geçmemeli.

Tahsin Çorat /  Yararlanılan kaynak:  BBC, Rebecca Morelle, 18.3.2013

Reklamlar
Bu yazı Denizler - Irmaklar, İklim içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s