İlaç sağlamak mı? Araştırma yapmak mı?

Hayli karmaşık bir sorun ilaç kullananlarla, ilaç üretenleri çok meşgul ediyor bugünlerde.  Çünkü Hindistan’da, geçtiğimiz günlerde bir devlet kurumunun aldığı karar ortalığı birbirine kattı.  Kurum bir kanser ilacının jeneriğinin ülkede serbestçe üretimine izin verdi.  Çünkü ilaç yurtdışından geldiği zaman 4.000 avroya satılıyordu.  Hindistan’daki üretimin fiyatı ise yalnızca 125 avro.  Kim haklı?  Konu göründüğünden de çapraşık.

Bu çatışmanın öğelerini sergileyelim.  İlaç “Sorafenib Tosylate”.  Patent sahibi ve üreticisi Bayer.  Bu konuda karar açıklayan da IPAB (Intellectual Property Appellate Board).  Bayer fiyatın yüksek olabileceğini, ama ilaç geliştirmenin büyük zaman, enerji ve emek gerektirdiğini, bunun yüksek maliyeti olduğunu ileri sürüyor.  IPAB da bu ilacın ancak bir ay sürdüğünü, kişilerden her ay 4.000 avroyu bu ilaca ayırmalarını istemenin insanlık dışı olduğunu, bunun anlamının da (ortada bir çare olduğu halde) insanların göz göre göre ölmelerini seyretmek olacağını söylüyor.  Bayer “Böyle bir karar fikri mülkiyet hakkını ortadan kaldırır.  Önüne gelen ülke aklına esen ilacın jeneriğine kapı açmaya başlar.” diyor.

Peki, IPAB böyle bir çıkışı neye dayanarak yapıyor ki?  Patent hakkı uluslararası düzeyde çoktan kesin hükme bağlanmış bir konu değil mi?  Ancak ortada Dünya Ticaret Örgütü’nün girişimiyle 2001’de Doha’da imzalanmış yeni bir anlaşma var:  TRIPS (Trade-Related Aspects of Intellectual Rights – Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması).  Bu anlaşma “Herkese İlaca Ulaşma Hakkı” kavramı içinde bir kolaylık tanımlıyor.  Bunu basitçe ifade etmek gerekirse, az gelişmiş bir ülke sağlık krizi olgusuyla karşılaştığı zaman patentli bir ilacın ülke içinde jenerik olarak üretimine izin verebiliyor.  Ancak bu ilaç yalnızca o ülkede satılıyor.  Bir de patent sahibine belli bir oranda mutlaka ödeme yapılıyor.

Hindistan işte bu olanaktan yararlanarak (ve bunu ilk kez kullanarak) adı geçen ilacın ülke içinde başka firmalar tarafından üretimine neredeyse günü gününe bir yıl önce izin verdi.  Bayer itiraz etti.  Konuyu inceleyen mahkeme Bayer’in itirazını geçtiğimiz günlerde reddetti.  Böylece ilaç esas fiyatının %3’ü fiyatla kullanıma sunulabilecek Hindistan’da.  Satışlardan gelecek gelirin %7’si de Bayer’e ödenecek.

Mesele şurada ki, uluslararası anlaşma belli koşullarda yabancı bir ülkenin ya da uluslararası bir kurumun jeneriği üreten ülkeye başvurup alım yapmasına kapı açabiliyor.  O zaman bir ilaç patent sahibi firmanın dışındaki yollardan piyasaya çıkabiliyor.  Bundan ciddi endişe duyan büyük ilaç firmaları benzeri durumlarda belli bir ülke ile sınırlı kalacak ortamda fiyat indirimi sağlamaya başladılar.

Not etmek gerekir ki, Hindistan bu alanda gerçek bir şampiyon.  8.000 ilaç laboratuvarı var.  Bunların üretimi %90 oranında patent süresi dolmuş ilaçların jeneriği.  Bunların yarısı da ucuz fiyatla gelişmekte olan ülkelere gidiyor.  Ve gerçek bir işlev görüyor.  Sıtma, verem, kanser, AIDS hastalarına ve benzerlerine umut veriyor.

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Julien Bouissou, Le Monde, 7.3.2013

Reklamlar
Bu yazı Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s