Şimdi sıra süt skandalında

Şubat ayında ortalığı karıştıran at eti skandalı giderek büyüyor ve bütün Avrupa ülkelerine (en son Rusya’ya) bulaşarak genişliyor.  Her gün yeni bir ünlü marka etli yiyeceklerini piyasadan geri çekiyor.  Bu yetmiyormuş gibi şimdi de, birkaç gün önce, bir süt skandalı patlak verdi.  Balkan ülkelerinin hepsinde, satıştaki sütlerde kansere neden olan hayli tehlikeli bir zehir bulundu.

Nedir bu zehir?

“Aflatoksin” diye adlandırılmış bir zehir grubu.  [Ayrıntılı bilgiyi Türkçe, İngilizce ve Fransızca olarak Wikipedia’da bulabilirsiniz.]  Eğer tahıllar, badem, fıstık, ayçiçeği, iyi kurutulmamış kırmızı pul biber gibi yiyecek maddeleri bir yerde depolanmışlarsa, orada uzunca bir süre rutubetli ve sıcak bir ortamda kalmışlarsa üzerlerinde küflü bir mantar beliriyor.  Bu da, adı geçen tür zehirleri üretiyor.  Aslında çoğu yiyecekte oluşabiliyor.  Ama insan vücuduna besin yoluyla belli bir sınırın üstünde girdiği zaman tehlike başlıyor.  Kanser yaptığı, örneğin karaciğeri etkilediği biliniyor.  Başka ciddi hastalıklara da neden oluyor.

Sınırlar

Ülkelerin sağlık sistemleri belli sınırlar saptamış.  Bunların üstünde bu zehri taşıyan maddelerin pazarlanması yasak.  Ama şimdilik bu konuda uluslararası bir düzen yok.  Örneğin Avrupa Birliği’nin standardı bir kiloda 2 miligram.  (Uygulamada bu ölçü “ppb” ya da “ug/kilo, ug/litre” diye geçiyor.)  Ama Amerika 20 ug/kg ile yetiniyor.  Japonya ve Çin’de ise 10 ug/kg.  Öte yandan Arjantin ve Polonya en küçük miktarı bile kabul etmiyor.  Tabii, mesele standart koymak değil.  Üretimin hangi titizlikle yapıldığı ve kontrollerin nasıl gerçekleştirildiği.

Balkanlarda ne oldu?

8 Şubatta Hırvatistan Sağlık Bakanlığı önde gelen büyük bir firmanın sütünde kabul edilemeyecek oranda zehir buldu.  Bunun duyulması çevredeki ülkeleri de sıkı kontrol yapmaya yöneltti.  Kısa zamanda görüldü ki, bu dert yalnızca bir firmadan kaynaklanmıyor.  Sırbistan, Makedonya, Karadağ, Kosova, Bosna, Kosova, Arnavutluk’ta satılan çeşitli markaların sütlerinde sorun var.  Tam bir panik çıktı ortaya.  Bir yandan firmalar sütlerini geri çekerken, diğer yandan da İtalya, Avusturya gibi ülkeler bu bölgeden süt alımını durdurdular.  Hayvancılık yapanlar kendilerini ciddi bir krizin içinde buldular.

Niye?  Neden?

Sorunun kaynağında hayvanlara, özellikle ineklere yedirilmek için depolanmış olan yemler ve tahıllar var.  Tonlarcası.  Geçtiğimiz yaz, bölgede aşırı sıcak geçmişti.  Demek ki o dönemde küflenme olmuş.  Zehir hayvanların sütlerine kolayca karışmış.

Tepkiler?

Devletler bu panik ortamını nasıl atlatacaklarını bilemiyorlar.  Krizin ekonomik boyutları olduğu için temelsiz, uyduruk açıklamalar yaparak ortalığı sakinleştirmeye çalışıyorlar.  Hatta Sırbistan tarım bakanı televizyona çıkıp “Bunlar yalan.  Muhalefet uyduruyor.” dedi ve kameranın karşısında süt bile içti.  [Bu numarayı bizde de Çernobil’den sonra bir bakan çay içerek yapmamış mıydı?]  Ancak başka bir tarım bakanı gazetecilere “Ben süt alırken endişe duymayacağım diyemem.  İki çocuğum var.” dedi.

[Akla bir soru geliyor.  Burnumuzun dibindeki Balkanlar’da satılamayan, atılmayı bekleyen tonlarca süt acaba mafyaların marifetiyle bizim buralara kadar gelir mi?  Bunun kontrolünü kim, nasıl yapacak?]

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Rodolfo Toè, Le Courrier des Balkans, 26.2.2013

Reklamlar
Bu yazı Sağlık - Beslenme, Tarım, İklim içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s