Balık mı yiyoruz? Plastik mi?

Eğer doğa belgesellerine özel bir ilginiz varsa, albatrosların civcivlerine nasıl bilmeden plastik parçalarını yem olarak verdiklerini gösteren yapımlar izlemişsinizdir.  Ve mideleri sindiremedikleri plastik parçalarıyla dolan yavruların kısa bir süre sonra nasıl can verdiklerini de.  Uzmanlar, şimdi de, mikroskopik plastik parçacıklarının, diğer deniz canlılarını ne şekilde etkilediğini anlamaya çalışıyorlar.  Bulguları, sorunun boyutlarını ve önem derecesini yansıtıyor.

Son 40 yılda, Pasifik Okyanusundaki plastik parçacıkları tam 100 misli artmış.  Bunların bir kısmı, aşağıda (kıyaslama yapılabilsin diye santim ve milimetrelerle verdiğimiz) resimdeki gibi minik ama gözle görülür parçalar.

balik1

Diğerleri mikroskop veya büyüteçle görülebilen ve mikroplastik adı verilen parçacıklar. Plastik, dayanıklılık önceliğine göre üretilmiş bir madde olduğu için, suda parçalara ayrılması epey bir süre gerektiriyor.  Güneş ışığı ve deniz dalgalarının etkisiyle, zaman içinde giderek daha küçük parçalara ayrılıp mikroplastik artıkları oluşturuyor.

balik2Bu parçacıkların bir kısmı, deniz tabanındaki midye, istridye ve iki kabuklu yumuşakçalar gibi hayvanlar tarafından emilip depolanıyorlar.  Plastik, östrojen mimikçisi diye bilinen bir madde.  Bu nedenle, mikroplastikler, bir süre sonra bu yumuşakçaların, erdişi, yani çift cinsiyetli olmalarına yol acıyor.

Daha da önemlisi, bu parçalar küçüldükçe farklı toksin ve kimyasal maddeleri emecek kadar yumuşuyorlar.  Örneğin, bir aralar yunus balıklarının karaciğerinde yüksek dozlarda bulunan (ve sonradan yasaklanan) Tributyltin isimli zehirli tekne boya katkısını bu parçacıkların emdiği biliniyor.  Böyle toksinler, mikroplastikleri yutan balıkların bedenlerinde depolanıyor.

Buna ek olarak, bir takım plastiklarin yapımında, yanmayı veya kokmayı engelleyici özellikler vermesi için içlerine katılan kimyasal maddeler var.  Bunların neredeyse tamamı deniz hayvanları için toksik.

Plymouth Universite’sinden Prof. Richard Thompson Manş Denizinde yaşayan 10 balık türünü incelemiş.  Odaklandığı türler, uskumru ve morina gibi insanların tükettiği balıklar.  Toplam 500 balığı incelemiş Prof. Thompson.  Ve bunların her birinin sindirim sisteminde mikroplastikler bulmuş.

balik3Henüz bu mikroplastiklerin insanlara etkisi araştırılamamış.  “Konu çok yeni.  Toksinler, balıkların sisteminde nasıl dağılıyor, balıktan balığa geçebiliyor mu ve balık tüketenlerde bir sağlık riski oluşturuyor mu, sorularına bir yanıtım yok şimdilik.” diyor Prof. Thompson.

Normalde, balıkların sindirim organları yenmediği için, bu aşamada, insanların sağlık riski çok yüksek olmamalı diye varsayıyor araştırmacılar.  Ama bu bir bulgu değil, yalnızca bir varsayım.  Okyanuslardaki giderek artan plastik miktarı, mikroplastiklerin pek çok deniz hayvanında bulunması ve bunların taşıdığı farklı toksinler, endişe verici bir geleceğe işaret ediyor.

Tahsin Çorat /  Yararlanılan kaynak: Susan Watts, BBC, 29.1.2013

Reklamlar
Bu yazı Atıklar, Denizler - Irmaklar, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s