Suç, kurşun ve ekoloji

24 Kasım 2012 günü, 8 milyon nüfuslu New York kentinde hiç kimse bir cinayete kurban gitmedi.  Hiç kimse silahlı saldırıya uğramadı.  Ve hiç kimse şiddet yüzünden polise başvurmadı.  2012 yılının cinayet oranı, 1960 yılındaki düzeyine inmiş durumda.  Nasıl olmuş ve neden bu kadar düşmüş sorularına sosyolojik değil de, ekolojik bir yanıt bulunabileceği aklınıza gelir miydi?

Oldukça ilginç bir araştırma serüveni var, bu yanıtın arkasında.

1990’lı yıllarda, araştırmacılar, kurşunun, çocuklarda zekâ düzeyini (IQ) düşürdüğünü, hiperaktif kişiliğe yol açtığını ve ileri yıllarda öğrenme zorluklarına neden olduğunu saptıyorlar.  Amerika’nın Kent Gelişimi ve Konut Bakanlığı, duvar boyasındaki kurşunun ne kadar sorun yarattığını bulgulamak istiyor ve 1994 yılında, Rick Nevin isimli bir araştırmacıdan bu konudaki bilgileri istatistiksel olarak değerlendirmesini istiyor.

Nevin tabloları toparlarken iki nokta dikkatini çekiyor.  Birincisi, en büyük kurşun kaynağının duvar boyaları değil, kurşunlu benzin yakan arabalar olduğunu fark ediyor.  Kurşunlu benzin, 1920’li yıllarda General Motors’un motorların teklemesini önlemek için benzine kurşun tetraetil katarak ortaya çıkardığı bir yakıt.  Nevin, ikinci olarak, havadaki kurşun düzeyi ile suç oranları istatistiklerinin 23 yıllık bir zaman aralığıyla birebir aynı eğriyi oluşturduklarını görüyor.kursun1Bu olgu, nedensellik değil de, yalnızca bir bağlılaşım olabileceği için, aynı bağlantıyı Avustralya, Kanada, İngiltere, Fransa, İtalya, Finlandiya, Yeni Zelanda, ve Batı Almanya’da araştırıyor. Ve her yerde suç oranlarıyla kurşunlu benzinin pazara girmesi ve çıkmasına bağlantılı aynı eğriyi buluyor.

Diğer bir deyişle, tüm bu ülkelerde kurşunlu benzin kullanılmaya başladıktan 20 yıl kadar sonra cinayetler, şiddet hareketleri ve diğer suçlar artıyor, kurşunlu benzin bırakıldıktan 20 yıl kadar sonra bu suçlar sürekli bir düşüş gösteriyor.

1990’lı yılların sonuna doğru, Nevin’in araştırmasından habersiz, Jessica Wolpaw Reyes adlı doktora öğrencisi, kurşunla suç oranları arasındaki bağlantıyı araştırmaya başlıyor.  “Eğer gerçekten kurşun ile suç oranları arasında bir bağlantı varsa” diyor kendi kendine, “kurşunlu benzini en çabuk pazardan çeken kentler ile daha yavaş davrananlar arasında suç istatistikleri açısından bir fark olmalı.  Gerçekten de, kurşunlu benzini ilk çekenlerde suç istatistiklerinin hızlı bir düşüş gösterdiğini, daha ağırdan alanlarda ise suç oranlarının daha yavaş düştüğünü buluyor.

Daha da ilginci, kurşun ile suç oranları arasındaki bağlantı, hiç düşünmediğimiz nedensellikleri getiriyor beraberinde. Büyük kentlerde cinayet istatistikleri her zaman küçük yerleşim birimlerinden daha yüksektir.  Hatta bu doğal kabul edilir.  Tabii ki, “bilmem kaç milyon nüfuslu koca kentte cinayet oranı daha yüksek olacaktır…  insanlar iç içe yaşıyorlar…” gibi sorgulanmamış varsayımlarımız bunu bize normal gösterir.  Nevin’in bulgularına göre bu artık doğru değil:  Şu anda Amerika’da büyük kentler ve kasabalar arasında cinayet oranı farkı kalmamış durumda.  Kurşun gitti, cinayetler bitti, diyebilirsiniz, Nasreddin Hoca misali.

“Peki, bu tablolar, istatistiksel bağlantılar çok güzel de, gerçekten kurşunda insan beynini etkileyen özellikler var mı?” diye sorabilirsiniz.  Bu araştırma serüveninin bir başka bölümü de bu soruya odaklanıyor.

Nöroloji araştırmalarına göre kurşun her zaman zekâ düzeyini düşürüyor.  Eskiden 65µg/dL [desilitre başına mikrogram] sorun oluşturmaz diye varsayılırken şimdi en düşük miktarların bile ciddi sonuçları olduğu biliniyor.  Örneğin, kanda 10µg/dL’lik kurşun zekâ düzeyini 7 puan düşürüyor.kursun2Bununla ilgili olarak, Cincinatti Üniversitesi’nde bir grup araştırmacı 300 çocuğu 30 yıl boyunca takip etmişler ve farklı kurşun oranlarının beyinlerini nasıl etkilediğini anlamaya çalışmışlar.  Kurşunun, nöronlar arasındaki bağlantıları koruyan ve onlara kılıf oluşturan miyelin isimli maddenin üretilmesine engel olduğunu ve nöronların iletişimini bozduğunu gözlemlemişler.  Yani kurşun, beynin normal işlemesini hem bozuyor, hem de yavaşlatıyor bu bulgulara göre.

Ayrıca, çektikleri MRI dizisi, kurşunun, beynin ön korteksindeki gri maddenin azalmasına yol açtığını göstermiş.  Ön korteks, beynin bizi insan yapan bölgesi.  Duygusallığı ve şiddeti düzenleyen, dikkati ayarlayan, konuşma ve zihinsel esnekliği belirleyen merkez.  Bunlara psikologlar “yönetici işlevler” diyorlar.

Bu durumda, kurşun bir yandan beynin yönetici işlevlerini aksatıyor, diğer yandan da nöronların normal ve hızlı iletişimine engel oluyor.  Reyes’in bulgularına göre kandaki oldukça düşük kurşun oranı bile saldırganlık, zekâ gerilemesi, dikkat eksikliği ve konsantrasyon bozukluğu (Attention Deficit and Hyperactivity Disorder) ve dürtüsellik gibi patolojileri beraberinde getiriyor.  Bu patolojilerle genç suçlu profili arasındaki paralellik son derece açık.

Bir de zengin-fakir ve zenci-beyaz suç oranları farkları var.  Onları nasıl etkiliyor bu hipotez?  Kurşun benzin dışında duvar boyalarında bulunuyor. Rick Nevin’e göre boyadan kurşun zehirlenmesi, duvardan dökülen boya parçacıklarından değil, pencerelerin açılıp kapanması sırasında çıkan kurşunlu tozdan oluyormuş.  “Kurşunlu boya ile boyanmış pencerelerin çok büyük bir kısmı zencilerin ve düşük gelirli kişilerin oturduğu mahallelerdeki evlerde.” diyor Nevin.

Cinayet ve şiddet suçlarının tek nedeni kurşun zehirlenmesi değildir mutlaka.  Gelir dağılımı gibi sosyologların odaklandığı başka etkenler de rol oynuyordur.  Ama kurşunu denklemden çıkarmak gelir dağılımını düzeltmekten daha kolay bir çaba. Toplam 20 milyar dolarlık bir kurşun temizleme çabasının, 210 milyar dolarlık bir tasarrufa yol açacağını hesaplamış Nevin.

Tahsin Çorat /  Yararlanılan kaynak: Kevin Drum, Mother Jones, Ocak – Şubat 2013 sayısı

Reklamlar
Bu yazı Genel Konular, Kentler, Sağlık - Beslenme içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s