Yemyeşil şenlikler ve tiyatrolar

[Acaba “Ah!  Çevremiz gidiyor elden ve kimse bir şey yapmıyor.” diye yakınmakla ve örneğin yetkilileri, sorumluları suçlamakla mı yetiniyoruz?  Ve bu söylemle rahatlayıp kendi köşemizde elektriğimizi, suyumuzu gereksiz yere, boşu boşuna tüketip, atıklarımızı sorumsuzca savurmakla mı zaman geçiriyoruz?  İnsanlığın bütün boyutlarıyla içinde olduğu ekoloji kavgasında bizim kişisel ve ufacık bir rolümüz yok mu?  Ne dersiniz?  Aşağıdaki örnekler yaşama ve var olma çabasında hepimizin her alanda (örneğin şenlik düzenlerken, tiyatro işletirken) yapabileceklerine işaret ediyor. Örneklerin kaynağı daha önce sözünü etmiş olduğumuz Oslo’daki Oya Müzik Şenliği ve oranın çevre duyarlı yaklaşımı.  Şimdi aynı endişeyi taşıyan başka örneklere de göz atalım.]

Londra –  2008’de belediye “Yeşil Tiyatro” adlı bir program başlattı.  Bunun hedefi tiyatroların sera gazı salımlarını 2025’e kadar %60 azaltmak.  Londra’nın çok önemli bir tiyatro merkezi olduğu biliniyor.  Belediye bu girişimle başka kentlere örnek olmak istiyor.  Program 31 sayfalık ayrıntılı bir kitapçıkla duyuruldu.  Bunun çerçevesi hayli geniş.  Ulusal tiyatrolara da, özel tiyatrolara da, büyük kumpanyalara da, küçüklerine de sesleniyor.  Tiyatroların yöneticilerini çevre odaklı bir eylem programı hazırlamaya çağırıyor.  Bunların çok geniş bir alanı kapsaması bekleniyor:  Isıtma, sıcak su, aydınlatma, yapının yalıtımı, elektrik ve elektronik cihazlar, giysilerin üretilmesi, prova salonlarının ve idari birimlerin işleyişi, personelin ve seyircinin ulaşımı gibi.  Daha sonra belediye müzik etkinliklerini içine alan 51 sayfalık bir elkitabı daha yayımladı.

Paléo Şenliği –  Avrupa’nın en büyük müzik şenliği diye bilinen ve İsviçre’de Cenevre ile Lozan’ın yakınlarındaki Nyon’da Temmuz aylarında açık havada düzenlenen bu şenlik 1976’dan beri devam ediyor.  Altı gün sürüyor.  Şimdiye kadar 5 milyondan fazla katılımcısı oldu, 2.500 sanatçı konserlere çıktı.  Örneğin 2012’de izleyicilerin sayısı 230 bini buldu.  Bu çaptaki bir olayın çevresel boyutları olması doğaldı.  Nitekim 2003’te girişimin sorumluları ekoloji konularına eğilecek özel bir komisyon oluşturdular.  Bunun sonunda bir dizi somut önlem devreye girdi.

senlik1

Örneğin şenlik alanında atık ayrımı altyapısı oluşturuluyor ve kişilerden atıklarını farklı yer ve kutulara atmaları bekleniyor.  Bu sayede atıkların yarıdan fazlası geri kazanılmış.  Gösterim sırasında içecek bir şeyler mi istiyorsunuz, size kolayca atılacak kâğıt bardak yerine plastik temelli bir bardak veriliyor, ama bunun için bir depozite ödüyorsunuz.  Daha sonra iade ederken geri alacağınız bir para.  Sistem bunları şenliğin o gecesinden sonra topluca yıkayıp yeniden kullanıma sunuyor.

Ulaşımda da başarı var.  Binlerce izleyicinin özel araçlarla gelmesini (dolayısıyla çevresel bir cehennem yaratmalarını) sınırlamak için çeşitli önlemler alınmış.  Değişik yerlere ulaşan ve gösterimler için özel olarak devreye giren toplu ulaşım olanağı yaratılıyor.

Yürütülen bir araştırma elektrik sarfiyatının ancak %20’sinin sahne aydınlatmasından kaynaklandığını ortaya koymuş.  Bir yandan sahne aydınlatmasında enerji duyarlı bir politika izlenirken genel enerji kullanımında da akılcı tasarruf yöntemleri devreye alınmış.  Şenlik önümüzdeki yıllarda tükenmez kaynaklı (rüzgâr, güneş) enerjiye yönlenecek.  Titizlikle uygulanan başka bir girişim de gelen izleyicilere organik kaynaklı besin sunmak.

Roskilde Şenliği. —  Danimarka’dayız.  Bu şenlik 1971’den beri sürüp gidiyor.  Avrupa’nın en önemli altı müzik şenliğinden biri.  Ve şenliğin ekoloji politikası var.

senlik2

Şenlik 1994’ten beri doğal kaynakları olabildiğince az kullanmaya bilinçli olarak özen gösteriyor.  Bu arada sağlığa şöyle ya da böyle zararlı olmayan çevre dostu ürünlere öncelik veriyor.  Atıkları yeniden kazanmak da bu politikanın ana konularından biri.  Şenlik boyunca yiyecek maddeleri satılan yerlerde organik besin maddelerinden başkasına izin yok.  Ötesi de var.  Şenlik yönetimi her yıl alınmış önlemleri ekoloji açısından yeniden değerlendiriyor.  Yetersiz ya da işe yaramaz görülen girişimleri yeniden düzenliyor.

Peats Ridge Şenliği –  Bu kez Avustralya’dayız.  Bu şenlik ülkenin yaz dönemi olan yılbaşında üç günlük olarak düzenleniyor.  Yalnızca müzik temalı değil.  Bunun yanında tiyatro, dans, komedi, performans ve görsel sanatlar etkinlikleri de yoğun biçimde yer alıyor.  Şenliğin kapısı altı yaşından küçüklere de açık;  program onlara özel etkinlikleri de içeriyor.

senlik3

Burada çevre bilincine büyük ağırlık veriliyor.  Örneğin, şenliğin tamamında tükenmez kaynaklı enerji var.  Su kullanımı da aşırı özenle ele alınıyor.  Müzik gruplarından yiyecek satanlara kadar herkes (bu arada izleyiciler de) atıklarını birbirinden farklı sepetlere atıyorlar.

Şenlikte Ekolojik Yaşam Yerleşkesi var.  Burada şenlik boyu çeşitli biçimlerde (ekolojik düşünce temelli) eğitim etkinlikleri düzenleniyor.  Ayrıca bu çalışmalar şenliğin internet sitesinde de yansıtılıyor.

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Marie-Agnés Joubert, La Scéne-sayı 55 2009 kış sayısı

Reklamlar
Bu yazı Atıklar, Ekoloji Politikası, Kentler, İklim içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s