2012 – Atıkların işgalindeki bir yaşam

“Kullan, tüket ve at.”  Sanki çevremizdeki çok şey bu sloganı fısıldıyor kulağımıza.  “Ne olacak, yenisini alırsın.”  Tüketim toplumunun mantığı bunu diyor.  Hani kimi zaman, kullandıklarımızın haline bir zaman sonra bakıyoruz da, “Acaba kısa zamanda kullanılmaz olsun diye mi yapmışlar bunu?” diye kendi kendimize soruyoruz.  Sanki eski yıllarda çok şey daha uzun süre dayanırdı ve kullanılırdı.  Belki bazılarımıza gülünç gelecek ama, örneğin pabuçlara pençe vurdurulurdu;  giysiler de tersyüz ettirilirdi.  İnsanlıkça kurduğumuz yeni ekonomik düzen bu yaklaşımı hoş görmüyor artık.  Durmadan atmamız bekleniyor.  Bizler de ata ata atık dağları oluşturuyoruz.

cicekCinar_ Cicekler Kurdela_Kedi

 

Plastik torbalar –  Bunlar doğanın baş belası.  Yıllarca atıldıkları yerlerde oldukları gibi kalıyorlar.  Bazen denizlere bulaşıyorlar ve zamanla küçük parçalara ayrıştıktan sonra balıkların sindirim sistemine yerleşiyorlar.  Oradan da bizlerin midelerine ulaşıyorlar.  Bir çok ülkede kullanımları yasaklanmaya ya da kısıtlanmaya başladı.  Örneğin 15 milyonluk Mali’de meclis oybirliğiyle bir karar aldı ve kullanımlarını toptan yasakladı.  [11 Ocak]  Örneğin Londra’nın şık mağazaları müşterilerine artık kağıt torba sunuyor.  [17 Ocak]  Kuzey İrlanda’da ise plastik torbaların her birinden TL cinsinden 15 kuruşa gelen vergi alınıyor.  [3 Şubat]  Los Angeles de bu konuda yasak getirmekte gecikmedi.  [1 Temmuz]  Bunun ötesinde örnek bir davranışı Amerika’da 20’yi aşkın üniversitenin öğrencileri sergiledi.  Topluca harekete geçtiler, üniversite yönetimlerine bitmek bilmez baskı yaptılar ve sonunda istediklerini elde ettiler.  Artık o üniversitelerde plastik şişe içinde su satılmıyor.  Cam şişe kullanımına dönüşüm başladı.  [18 Şubat]

Elektrikli ve elektronik cihazlar –  Plastik torbalar kadar dert olan atıklar bunlar.  Miktarları hızla artıyor.  Ticari değerleri de hayli fazla.  Örneğin geçtiğimiz yılın bu tür atıklarında 320 ton altın girdisi vardı.  7,5 ton da gümüş.  Atıldıkları zaman 17 milyar avroluk bir kayıp çıkıyor ortaya.  [8 Temmuz]  Bazı ülkelerde bunlar atık durumuna geldiği zaman özel olarak toplanıyor.  Örneğin Fransa’da bir yılda 329 bin ton tutan 32 milyon cihaz toplanıp yeniden değerlendirilmeye gönderilmiş.  [5 Mart]  Ama bunun mafyası da var.  Bunlar el altından toplama yapıp Güneydoğu Asya ülkelerine gönderiyorlar.

Atıkları toplayıp kullanma –  Avrupa Birliği’nin bu konuda uyguladığı bir düzenleme ve değerlendirme sistemi var.  Yürütülen değerlendirmeye göre en başarılı “atıkçı” ülke Avusturya.  Onu hemen yakından Hollanda, Danimarka, Almanya ve İsveç izliyor.  Değerlendirme listesinin en dibinde ise Bulgaristan’la Yunanistan yer alıyor.  [19 Ağustos]

Atık satın alma sanatı –  Anlaşılan yeni bir ekonomik etkinlik çıktı ortaya.  Örneğin İsveç komşularından atık satın alıp bunları değerlendiriyor.  Kurduğu kapsamlı sistem hem kendi atığını yeniden işliyor, hem de başkalarının çöpüne para verip el koyarak değer kazandırıyor.  [7 Ekim]

Ne kadar atık üretiliyor? –  Avrupa Birliği bunun da kaydını tutuyor.  Geliştirdiği istatistiklere göre Türkiye konutların ürettiği atık bakımından ortanın altında bir konumda yer alıyor.  Listenin tepesinde Kıbrıs, İsveç, Lüksemburg var.  En altında ise Estonya ve Latviya.  [7 Ekim]

Daha az atık üretmek –  Evet, bu mümkün.  Örneğin İngilizlerin son on yıl içinde daha az su, kâğıt, yiyecek (özellikle et), kumaş, otomobil ve gübre tükettiklerini söyleniyor.  Örneğin Fransa, İsveç ve Hollanda’da konutların enerji tüketiminde %15’e varan azalma gözleniyor.  Dolayısıyla aynı oranda da daha az atık çıkıyor ortaya.  [18 Ocak]  Hatta “Sıfır Atık” kavramıyla karşı karşıyayız:  ne yapıp, ne edip atık diye bir şeyi ortadan kaldırmak.  [16 Aralık]  Bu arada bir mimar “Aman, atıklarınızı gerçekten atmayın, biz bunlardan bina yaparız.” diyor.  [14 Ekim]  En ilginci de kullanıp çöpe attıklarımızı artık “atık” olarak kabul etmeyen, “Bunlar işlenip değerlendirilecek birer üründür” diyen yaklaşım[19 Ağustos]

Atıkların da artık bir filmi var –  Ünlü sinema oyuncusu Jeremy Irons bu konuda bir belgesel yaptı.  Bunda yeryüzünün orasında burasında yükselerek yayılan çöplüklere karşı duyduğu irkintiyi dile getirdi, devletleri bilinçli bir atık politikasına davet etti ve özellikle çöp yakmanın havaya saldığı zehirlere dikkati çekti.  [23 Aralık]

Reklamlar
Bu yazı Atıklar, Genel Konular içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s