Bir kaynak: “Climate Desk”

Bu, 2010 Mart’ında kolları sıvayıp ortaya çıkmış bir site.  “Hepimizi etkileyen bir olay var karşımızda:  İklim değişimi.  Bunun insanlara, çevreye, ekonomiye ve politikaya olan yansımalarına eğilmeyi amaçlıyoruz.” diyor site.  Karmaşık ve dev boyutlu bir olayı ele alan gazetecilik çabası.  Yazıların ötesinde videolar ve şemalar sunuyor.  İşbirliğine girdiği değişik basın organlarına yazı, bulgu ve verilerini aktarıyor.

Climate Desk’in el ele tutuştuğu basın organları ise hiç de sıradan girişimler değil.  Örneğin, ünlü İngiliz gazetesi “Guardian”ın çevre bölümü.  Nitekim gazete İnternet sürümümde Climate Desk’in yazılarına yer veriyor.  Ya da ABD’nin ünlü dergisi “The Atlantic”.  1857’de edebiyat ve kültür dergisi olarak yayın yaşamına başlamış, zamanla uluslararası ilişkiler, politika, ekonomi konularını da ele almış, daha çok düşünce üreten niteliğiyle tanınmış aylık bir dergi.  400.000 abonesi var.

Sitenin diğer işbirliği arkadaşları hep korkusuz, zeki, ilerici gazetecilik girişimleri:  1976’da kurulmuş “Mother Jones”…  Günlük olarak 1996’dan beri İnternet üzerinden yayın yapan “Slate”…  Daha çok teknoloji ağırlığıyla 1993’ten beri dikkati çeken ve İtalya’da, Almanya’da, İngiltere’de, Japonya’da uzantıları olan “Wired”…  Gene İnternet üzerinden 1999’dan beri çalışan ve çevre sorunlarına eğilen “Grist”…  Ya da araştırmacı gazetecilik alanında başarılar ve ödüller kazanmış olan (1977 doğumlu) “Center for Investigative Reporting”…  Bir de ABD’nin kamu kaynaklı tek televizyon kanalı ünlü “PBS- Public Broadcasting Service”in “Need To Know” programı.

“Peki, böylesine kapsamlı bir ilişkiler şebekesine niye gereksinim var?” sorusuna şöyle yanıt veriyorlar:  “Çok basit.  Ne kadar çok haberci kolları sıvarsa o kadar iyi ve o ölçüde daha fazla olguyu yansıtırsınız.  Olanaklarımızı, yeteneklerimizi ve okuyucularımızı bir araya getiriyoruz.  Öte yandan, basının önünde görülen gidişe bir bakın.  Darboğazlar, kontroller, sıkıntılar artarken bazı alternatifleri denemek gerekiyor.  Öyle ki, okuyucu daha fazlasına ulaşabilsin.”

“Yani, örneğin iklim değişimi konusunda her şey yeterince anlatılmıyor mu?”  Yanıt hazır:  “Hayır.  Bunun dört nedeni var.  Konu öylesine yavaş, adım adım, ufak ufak gelişen bir olgu ki, basın organları böylesi bir oluşuma fazla ilgi duyamıyor.  Bir de, konu çok boyutlu.  Bilim, teknoloji, politika, ekonomi yönlerine basında hep başka kimseler bakıyor;  bunlar da bütünlüğü yeterince aktaramıyor.  Böyle olunca da parça parça, kopuk kopuk konulara ağırlık veriliyor:  “Ah, hayvanlara yazık olmuş…  Birileri iklim değişimini inkâr etmiş…  Vah vah, iklim değişiyormuş…” gibi.  Bir de geleneksel basında kriz yaşanıyor.  Kesintiler olunca, bu olgu ekoloji konularına yansıyor.

Atila Alpöge / Yararlanılan kaynak, Climate Desk

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Genel Konular, İklim içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s