Paris Otomobil Fuarı’nın gözdesi hibrid arabalar

Bugüne kadar 113 kez düzenlenip 14 Ekim’de sona eren Paris Otomobil Fuarı’nda birçok markanın hibrid, hatta tam elektrikli model tanıtması dikkat çekti.  Ekonomik krizden ötürü otomobil piyasasında yaşanan gerilemenin yanı sıra petrol fiyatlarının sürekli artışı yeni pazarlama stratejileri arayan üreticileri hibrid ve tam elektrikli modellere yöneltiyor.

Yeni hibridlerin başında Renault’nun son çıkardığı Clio yer alıyor.  Dördüncü nesil modelin dizel versiyonu, kilometre başına 83 gram C02 salımıyla çok iddialı bir çıkışta bulunuyor.  Başka dikkate değer bir model Volkswagen’den geliyor.  Yeni nesil Golf 7 eskisine göre 100 kg hafifleyerek çevre dostu olduğunu kanıtlıyor.  Modelin Blue Motion versiyonu 100 km’de 3,2 litre benzin tüketirken CO2 salınımı 85 gramda kalıyor.  Aynı şekilde Toyoto da Auris modeliyle 3,8 litre yakıt tüketimi ve 87 gram CO2 salımıyla dikkatleri üzerine toplamayı başarıyor.  Mitsubishi, Outlander’la bir ilke imza atarak dünyanın ilk şarj edilebilir hibrid SUV modelini sunuyor. Bir benzin, iki de elektrik motoruna sahip olan arabada, sürücü bulunduğu yola ve sürüş stiline göre sadece benzin motoru ya da sadece elektrik motoru kullanabiliyor.

Tükenmez kaynaklı yaklaşımlar

135 hektarlık alana yayılan Paris Oto Show’unun 2 numaralı holü tamamen tükenmez kaynaklı enerjiye ayrıldı. Bu hol, alternatif enerjiyle çalışan arabalar üzerine araştırmalar yapan endüstriyel tasarımcılık okullarından, tam elektrikle çalışan araba modelleri sunan markalara, hatta bu arabaları denemek için bir yarış pistine kadar büyük bir yelpaze sunuyor.

Alternatif enerjiler arasında bugün LPG (sıvılaştırılmış petrol gazı) ile çalışan araçlar da önemli bir yer tutuyor. Avrupa Birliği’nde LPG’li araçlar toplam özel taşıtların %3’ünü kapsıyor. Fransız Propan Bütan Komitesi CFBP’ye (www.cfbp.fr) göre kullanıcı açısından bugün en ekonomik olan arabalar LPG’yle çalışanlar. Satın alma fiyatına, yakıt tüketimine ve bakım masraflarına bakıldığında bu otomobiller benzin ve dizele oranla daha kârlı oluyor. CFBP yetkilileri, LPG’li taşıt konusunda Türkiye’nin Polonya ve İtalya’nın ardından üçüncü sırada geldiğini ileri sürüyor.

Bu holde stant açan bir başka kuruluş ise Fransız Biyoetanol Üreticileri Federasyonu. Mısır, buğday ya da şeker pancarı gibi bitkisel ürünlerden elde edilen bu enerjiyi daha ekonomik olması, daha az CO2 salgılaması, enerji bağımsızlığı gibi nedenlerden ötürü savunan üreticiler biyoetanolün ayrıca tamamen Fransız ürünü olmasıyla gurur duyduklarını ifade ediyorlar. Biyoyakıt üretimi yüzünden ortaya çıkan “daha az besin yetiştiriliyor, gıdaya yönelik tarlaların sayısı azalıyor, besin fiyatları artıyor“ gibi iddialara tepki göstererek bunun en azından Fransa için yanlış bilgilenmeden kaynaklandığını belirtiyorlar. 2011’de Fransa’da, biyoetanol üretimine tarımsal alanların yalnızca %1’inin ayrıldığını belirterek aslında ekilebilecek birçok tarlanın daha olduğunu ileri sürerek bu teknolojiyi savunuyorlar.

Fransa’da otomobil piyasasının çöküşü çevreye yaradı

Otomobil piyasasında bir çöküş yaşanıyor.  Örneğin Renault yalnızca Eylül 2012’de %33,4’lük bir ciro kaybı yaşadı.  Bu gelişmeyi sezinlemiş olan Fransız üretici geçtiğimiz bir yıllık dönemde stratejisini elektrikten yana kullanarak Ar-Ge’ye 1 milyar avro ayırmıştı. Diğer Fransız otomobil devi PSA Peugeot – Citroën de kötü bir yıl geçiriyor. Temmuz’da 8000 kişiyi işten çıkarma kararı alan Fransız grup Aulnay-sous-Bois fabrikasını kapatmayı hedefliyor.

Bu kan kaybını önlemek maksadıyla Üretimi Arttırma Bakanı Arnaud Montebourg 25 Temmuz’da bir önlemler paketi açıklayarak sürücüleri çevre dostu araba satın almaya teşvik etti. Tam elektrikli otomobil alanlara yapılan yardım 5.000 avrodan 7.000 avroya çıkarılırken hibrid araçlar için bu yardım 2.000 avro yerine 4.000 avro olacak.

Bugün Fransa’da özel ya da profesyonel kullanıma ayrılan araçlara bakıldığında bunların ancak %1.22’sinin elektrikle çalıştığı görülüyor. Bu düşük rakamda sürücülerin arabalarını kolayca şarj edememeleri önemli rol oynuyor. Şarj süresinin uzunluğu ya da şarj noktalarının oturulan ya da çalışılan mekâna yakın olmaması gibi etkenler araba sahiplerini bu tür araçlara yatırım yapmaktan uzak tutuyor.

Devrim Alpöge / Yararlanılan kaynaklar:  Otomobil Fuarı’nda görüşmeler

Reklamlar
Bu yazı Biyoyakıt, Ekoloji Politikası, Ulaşım, Yenilenir enerji içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s