Nükleer enerjinin karanlık günleri

Değişik ülkelerde nükleer enerjiyi hırpalayan gelişmeler var:

Japonya bütün nükleer santrallerini 30 yıl içinde kapatma kararı aldı.  Böylece ülke Almanya ve İsviçre’den sonra nükleere sırtını çeviren üçüncü ülke konumuna geldi.  Japonya’da 50 adet reaktör var. Ancak Fukuşima olayından sonra bunlardan yalnızca 2 adedi çalışır halde bırakıldı.  Ötekiler incelemeye alındı.  Nükleer enerji toplam enerjinin %30’unu sağlıyordu.  Önümüzdeki 20 yıl içinde bu oranı %53’e çıkarmak hedef alınmıştı.  Ama kaza bu hesabı allak bullak etti.  Sonuçta bazı gerginlikler belirdi.  İş çevreleri ve elektrik üreticileri nükleer santrallerin yeniden devreye alınması için baskı yapıyor.  Öte yandan enerji talebine yanıt verebilmek amacıyla termik santraller bütün güçleriyle çalıştırılıyor.  Bu arada Japonya’nın fosil yakıt dışalımı tepeye vurdu.  Hükümet ise tükenmez kaynaklı enerjiye hızla öncelik vermede kararlı.  Ayrıca enerji tasarrufu önlemleri de devreye alınacak.  (Le Monde, 14.9.2012)

Belçika’daki bir nükleer santralde çatlak saptandı.  Bu olgu endişeler yarattı;  çünkü bir ay kadar önce de aynı teknolojiyle yapılmış başka bir santralde benzeri çatlaklar görülmüş ve santralin çalışması durdurulmuştu.  Öte yandan, Belçika önümüzdeki 10-15 yıl içinde bazı reaktörleri kapatma olgusuyla karşı karşıya.  (Le Monde, 15.9.2012)

Fransa 34 yıldan beri faaliyette olan Fesseinheim santralini 4 yıl içinde kapatma kararı aldı.  Bu santral Alman ve İsviçre sınırlarına çok yakın.  Bu nedenle de sınırların hemen ötesinde büyük rahatsızlık yaratıyordu.  Ancak geçenlerde radyoaktif niteliği olmayan ufak bir kaza geçirdi.  Zaten çevreciler, uzun bir süreden beri, teknolojisi çok eski ve güvenliği kuşkulu olan Fessseinheim’ın kapatılmasını ısrarla istiyorlardı.  Eski hükümet bu talebi duymazlığa gelmişti.  Yeni yönetim ise tükenmez kaynaklı enerji üretimine geçme yolunda geniş kapsamlı ve uzun vadeli bir programla ortaya çıktı.  (Le Monde, 15.9.2012)

Güney Kore’nin nükleer teknolojisi bir takım skandallarla sarsılıyor.  Örneğin altı hafta önce, bir mahkeme 22 yetkiliyi tutukladı.  Bunların çoğu Kore Nükleer Enerji Kurumu’nda görevliydiler.  Bir Fransız firmasının nükleer santraller için ürettiği bazı kritik parçaların kopyalarını çıkarıp gizlice imal etmişler, kendi üretimleri gibi piyasaya sürmüşler ve hatta resmi makamlardan patent almışlardı.  Rüşvet, yetkiyi istismar, etik sorunlar, saydamlık eksikliği gibi konular devreye girmiş durumda.  Bu, hiç de yeni bir olgu değil.  İki yıl önce gene bir yetkili sahtecilikle suçlanmış ve yargılanma sonunda hapse mahkûm edilmişti.  19 Ağustos’ta da bir reaktör güvenlik nedeniyle, fazla gürültü edilmeden, bir acele hizmet dışı bırakılmıştı.  (Le Monde, 4.9.2012)

Reklamlar
Bu yazı Nükleer içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s