Dipnotu- Yemek ve yenilemek

Kimi zaman, saygıdeğer yazarların kaleminden, ya da ciddi basın organlarının haberlerinden “yenilebilir enerji” sözünün döküldüğünü görüyoruz.  Bu da ne demek?  Yani çatal bıçağı elimize alıp hapır hupur, keyifle yiyeceğimiz bir enerji mi bu?  Oysa söylenmek istenen “yenilenebilir enerji”.  Ekogazete’de daha önce bu yanlış kullanıma değinmiş ve dile dolanan bu deyim yerine “yenilenir enerji” demeye başlamıştık.  (22.12.2011)

Aslında “ye-ni-le-ne-bi-lir” kavramının birkaç tuzağı ve çarpıtması var.  Bunlardan biri “…bilir” olmak.  Bunun neden olduğu şöyle bir çağrışım var:  kimi zaman yenileniyor, kimi zaman yenilenemiyor.  Yani öyle bir enerji ki, genelde yeni hale gelebiliyor, ama bakarsınız, bazen de gelemiyor.  Çünkü bir olasılık söz konusu;  işin içinde bir kuşku var.  Ve çünkü, “…bilir” dilimizde daha çok olasılık düşüncesini vurguluyor.

Başka bir çarpıtma, enerjinin yenilenmesinin gündeme gelmesinden kaynaklanıyor.  Enerji belli bir sürecin en son noktasında harcanan, tüketilen bir olgu.  Oysa burada vurgulanmak istenen sürecin başlangıç noktasının, yani enerjinin üretilmeye başlandığı konumun özelliği.  Başka bir deyişle, enerjinin yenilenir olması enerjinin kendiyle ilgili değil, kaynağının tükenmez olmasıyla ilgili.  Yani rüzgârla, güneşle, dalgalarla, ırmaklarla…

Bir başkası:  “Yenilenebilir” 6 heceden oluşuyor.  Üstelik “ni… ne”nin, “le…ne”nin cambul cumbul içi içe olduğu bir ortamda.  Ortaya adeta bir tekerleme çıkıyor.  İletişim alanında yapılmış araştırmalardan biliyoruz ki, uzun heceli sözcükler net ve saydam nitelikli anlaşmayı zorlaştıran bir ortam yaratıyor.

Bu sorunun kaynağında ne var?  Bilim ve teknolojideki kavramlar hep yabancı ülkelerden (çoğu kez ABD ya da Avrupa’dan) aktarılıyor bize.  Aktarma yapılırken de sanki “Aç lügati, bul onu, kelime kelime tercüme et” gibi bir yöntemle Türkçemizde adlandırılıyor.  Oysa kavram ana dilinde mutlaka kullanım alışkanlıklarından, dilin mantığından, içeriğinden ve yapısından kaynaklanmıştır ve yerel çağrışımlarla kucak kucağadır.  (Aslında bu deyimin kaynağındaki İngilizce ve Fransızca sözcükler taşıdıkları “…bility”/…bilité” ekiyle “yetenek” kavramına vurgu yapıyorlar.  “Yenilenme yeteneği olan enerji” anlamında.)  Bunu düz olarak çevirdiğimiz zaman içeriğini boşaltmış ve çağrışımlarını silip atmış oluyoruz ve soyut, giderek kişiliksiz bir söz bırakıyoruz ortalığa.

Oysa bunun tam tersi örneklerimiz de var.  “Bilgisayar” sözcüğü “computer”a elektronik beyin dendiği günlerde çıkıvermişti ortaya ve hemen yerini bulmuştu.  Büyük bir başarıyla.  Örneğin, “yazılım”, “donanım” da böyle değil mi?  Bunlar ve benzeri başka nefis örnekler varken, ne diye bilgi işlem alanında ortaya çıkmış ve hızla yaygınlık kazanan “cloud” kavramını “bulut” diye tanımlayalım?  Ne gereği var?

Başka bir boyutu Amerikalı bir bilgin, Down Stower “The Bulletin of the Atomic Scientists” dergisinde sergilemiş.  (Ekogazete, 22.12.2011)  “Yenilenir enerjiyi oluşturmak için de yenilenemeyen madenler ve benzeri maddeler gerekiyor.”  diyor.  “Onları elde etmek için toprağı kazacaksınız, çıkaracaksınız, taşıyacaksınız, işleyeceksiniz.  Güneş enerjisini düşünün.  Güneş panellerini temizlemek ya da türbinleri döndürmek için tonlarca yeraltı suyuna gereksinim var.  Rüzgâr gücü de öyle.  Amerika’daki rüzgâr santrallarını kurmak için tonlarca beton, kilometrelerce çelik kullanıldı.  Bunlar tükenen şeyler.  Ayrıca güneş panellerinin de, rüzgâr güllerinin de, barajların da ömrü var.  Ve tükeniyorlar.  Ne yazık ki, “yenilenir enerji” sözü anlamsız bir kavram.”  Öte yandan bu tür yöntemlerin de bir takım çevresel etkileri olduğu, bunların da tertemiz olmadığı ileri sürülüyor.

Son bir söz.  Geçtiğimiz günlerde Temiz Enerji Vakfı’nın (TEMEV ) bu sorunlu deyim yerine “temiz-tükenmez enerji” sözünü kullandığını öğrendik.  Bu öneriyi sevgiyle selamladık.  Ama bir değişiklik yaparak.  Tükenmezliği vurgulayarak.  Gerçekten de önemli olan güneş, rüzgâr, dalga, akarsu ve benzeri doğal olgulardan elde edilen enerjinin “kaynağı”nın tükenmez olması.  Bu nedenle biz “Tükenmez Kaynaklı Enerji” deyimini kullanıyoruz.

Reklamlar
Bu yazı Dipnotları, Doğal kaynaklar, Enerji, Genel Konular, Yenilenir enerji içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s