Hırvatistan Tuna’yı gözden çıkarıyor

Efsane ırmak Tuna’nın ve kollarının boyunca 700 kilometre uzanan ve adına “Avrupa’nın Amazonu” denilen, 800.000 hektarlık bir bölge var.  2010’da Hırvatistan, Macaristan, Avusturya, Slovenya ve Sırbistan kendi topraklarına yayılan bu bölgeye sahip çıkıp korumayı amaçlayan bir antlaşma imzaladılar.  Böylece Avrupa’ nın en büyük koruma alanı çıktı ortaya.  Ancak Hırvatistan’ın bir projesi buradaki yaşamı tehlikeye attı.

Yapılmak istenen, bölgenin Hırvatistan’ın sınırları içinde kalan kısmında su akışını bir takım yatırımlarla düzenlemek ve kıyıları yeniden biçimlendirmek…  Amaç ırmakları daha büyük boyutlu ve daha çok sayıda gemi trafiğine açmak.  Ancak kıyıların en önemli özelliği uçsuz bucaksız bir bataklık olması ve buranın ender bulunur, nesli tükenmek üzere olan 260’ı aşkın kuş cinsinin yaşam alanı niteliği taşıması.  Ayrıca bölgenin göz kamaştıran bir güzelliği de var.  Adı edilen proje bu bataklığı kurutacak, kuşları kıyıma uğratacak ve doğanın çekiciliğini yok edecek.

“Avrupa’nın Amazonu” konusunda yıllardan beri duyarlılık gösteren WWF-Viyana sorumluları “Son otuz yıldan beri Tuna’ya böylesine bir saldırı yapılmamıştı.” diyorlar.  “Gerçek bir insanlık suçuyla karşı karşıyayız.”  Üstelik projenin bölge halkını rahatsız eden bir tarafı da var.  Çünkü doğanın çekiciliği gittikçe gelişen bir turizm hareketi başlatmıştı.  El değmemiş doğa meraklısı binlerce Avrupalı, hemen yanı başlarındaki bu bölgeye akın eder olmuşlardı.  Proje bölgenin ekoloji turizmini de öldürecek.

Bunun farkına varan Hırvat, Macar, Sırp ve Avusturyalı örgütlü toplum kuruluşları bir araya gelerek Unesco’ya başvurdular ve bölgenin “koruma altındaki alan” olarak ilanını istediler.  Unesco’nun bu konudaki kararını önümüzdeki haftalarda açıklaması bekleniyor.  Öte yandan Avrupa Birliği de devreye girdi ve konuyla ilgili görüş hazırlamaya başladı.  İster istemez bu gelişmeler Hırvatistan için ciddi bir durum yarattı.  Avrupa Birliği’ne katılma sürecini yaşamakta olan Hırvatistan Avrupa’nın eşsiz bir doğa parçasına öyle kendi keyfince müdahale edemiyeceği olgusuyla karşı karşıya kaldı.

Yararlanılan kaynak:  Mirel Bran, Le Monde, 4.7.2012

Reklamlar
Bu yazı Denizler - Irmaklar, Ekoloji Politikası, Genel Konular, Ulaşım içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s