Londra Olimpiyatlarında “yeşil” güreşi

Uzun bir zamandan beri olimpiyatlar “yeşil”in “yeşil”le güreşini seyrediyor.  Çevrenin yeşili ile dolarların yeşili.  Bunun yeni örneği Londra’da patlak verdi.  Bazı çevreler Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC’nin), 15–20 yıldan beri ekolojik endişeyi de yansıtan bir söylem geliştirdiğine dikkat çekerek, Londra Olimpiyat’ını düzenleyenlerden çevreye sayısız kötülükler yapmış olan Dow Chemical ile BP’in sponsorluklarına son verilmesini istiyorlar.

Gerçekten de IOC, Ekim 1999’ta, 21inci yüzyılın sloganı olan “Gündem21”çerçevesinde sporun çevreye saygılı biçimde yapılması gerektiği görüşünü olimpiyatçılığın ana ilkelerinden biri olarak ilan etmişti.  Hatta “spor”, “kültür” ve “çevre”nin olimpiyatçılığın üç temel direğini temsil ettiklerini duyurmuştu.

Evet ama, ticari amaçlar ve büyük para oyunları yıllar önce gelip olimpiyatların göbeğine oturmuştu.  Nitekim Montreal Olimpiyatları hazırlıkları sırasında kamu kaynaklarının seferber edilmesini eleştirenlere kentin belediye başkanı “Nasıl erkekler çocuk doğuramazsa, olimpiyatlar da açık vermez.” diye çıkışmıştı.  Oysa, Montreal ticari açıdan baş döndürücü bir başarısızlık olmuştu.  Borçları ancak 30 yılda ödenebilmişti.  Bu hezimet büyük şirketlerin büyük paralarla devreye girmesinin kapısını açmıştı.  Bir spor yazarı “Olimpiyatları Disneyland yaptılar.” diyor.

Londra konusunda düzenleme komitesi “Tarihin gördüğü en ‘yeşil’ olimpiyatı yapıyoruz.” diye ortaya çıkıyor.  Karşı gelenler de “Öyleyse Dow Chemical ile BP’nin orada ne işi var?” diye soruyorlar.  Malum, Dow Chemical 1984’te Bhopal felaketine neden olmuştu.  Bu nedenle Hindistan hükümeti ve halk bu şirketin olimpiyatlara bulaşmış olması konusunda gürültü koparıyor.  [Ekogazete bunun haberini daha önce vermişti.] 

BP’nin dosyası da hayli kalabalık.  En iyi bilinen felaketler Meksika Körfezi’ndeki olayla, Teksas’taki gaz patlaması.  Bir gözlemci “Çevreci olduğunu ileri süren bir etkinlikte BP’nin yer alması yalnızca kötü bir şaka olabilir.” diyor.

Yararlanılan kaynak:  Jules Boykoff, The Guardian, 22.4.2012

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Genel Konular içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s