Ses kirliliği doğal gelişmeyi etkiliyor

Gürültünün hayvanların davranışında bazı değişiklikler yarattığı biliniyordu.  Örneğin, gürültünün bazı kuşların sesinde başkalaşıma neden olduğu saptanmıştı.  Peki acaba, bitkilerin üzerinde de bir etkisi oluyor mu ses kirliliğinin?  Domates büyütürken yanı başında Mozart çalma, ya da dut ağacının kulağı var gibi ses duyduğunu ileri sürme fantezileri zaman zaman ortalıkta dolaşmıştı, ama konu bilimsel inceleme alanına girmemişti.  ABD’de, Kuzey Carolina’da bir araştırma merkezi bu konuya eğildi.  Durham’deki “National Evolutionary Synthesis Center”den Clinton Francis ve arkadaşları yürüttükleri araştırmanın sonuçlarını İngiltere’de “Proceedings of the Royal Society – B (Biological Sciences)” dergisinde 21 Mart’ta yayımladılar.

Araştırmacılar koruma altına alınmış olduğu halde, içinde binlerce gaz çıkarma kuyusunun yer aldığı, geniş bir doğal bölgeye el atmışlar.  Gaz çıkarma işlemi büyük gürültü çıkaran sayısız kompresörle sağlanıyor.  Bu bakımdan, seçilen araştırma alanı yalnızca gürültüyle rahatsız edilen, ama başka etkinliklerden uzak tutulan bir konumda.  Üç yıla yayılan gözlemleri sırasında dikkatlerini çeken ilk şey, sinekkuşu diye adlandırılan, serçegillerden küçücük bir kuşun burayı mekân tuttuğu olmuş.  Bunu, daha büyük ve daha yırtıcı kuşların gürültüden dolayı buradan uzak kalmalarına bağlıyorlar.  Sinekkuşu bu sayede, kendi ve yavruları için güvenli bir bölge kazanmış oluyor.  Bunun yanında bölgenin çiçektozu (polen) taşıyan en etkili yaratığı durumuna giriyor.  Böylece alandaki çiçeklenmeyi o biçimlendirmiş oluyor.

Araştırma ikinci aşamasında çam ağaçlarına yönelmiş.  Araştırmacılar, kimi gürültüye yakın, kimi gürültüden uzak çam ağaçlarına 120 kadar kamera yerleştirmişler.  Saptamışlar ki, kargalar çamlardan dökülen yüzlerce tohumu, daha sonra beslenmek amacıyla toprağa gömüp saklıyorlar.  Ancak gürültülü alanlara yaklaşmıyorlar.  Bu bakımdan ses kirliliğinin ciddi boyutlara ulaştığı yerlerde tohumlar toprağın üzerinde kalıyor.  Buralara fareler saldırıp, onları yiyor.  Gürültünün az olduğu yerlerde ise tohumlar toprak altına saklanmış oluyor.  Aralarından bazıları zamanla yeşeriyor ve doğa yeni çam fidanları kazanmaya başlıyor.

Bu araştırma, ekosistemlere olumlu ve yapıcı müdahale etme çabasına ilginç bir katkı sağlıyor.  Bu çizgide yürütülecek araştırmalar, ileride gürültülü alanlarda ne tür canlılara gelip yerleşmeleri için ne gibi özel kolaylıklar sağlanması gerektiğine ışık tutabilecek.

Yararlanılan kaynak:  Hervé Morin, Le Monde, 6.4.2012

Reklamlar
Bu yazı Doğal kaynaklar, Ekoloji Politikası, Genel Konular, Ormanlar içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s