“Karbon ayak izi” örneklerine göz atalım

[Aşağıdaki örnekler muzdan, çamaşır makinesinin, internetten basılı gazetenin karbon izine kadar uzanıyor.  Bunlar The Guardian gazetesinde Haziran 2010 ile Kasım 2010 arasında yayımlanmış.  Hepsinde gazetenin yazarlarından Duncan Clark’ın imzası var.  Ancak büyük bölümünün hazırlanışına Mike Berners de katılmış.  Berners bu konuda referans değeri taşıyan kitabıyla tanınıyor:  “How Bad Are Bananas?, The Carbon Footprint of Everything.”]

El kurulamanın karbon ayak izi nedir?  El yıkadık ve bir havluyla kuruladık, diyelim.  Bunun ayak izi yok.  (Ama belki de, havluyu zaman zaman yıkamanın hesabını düşünmek gerekir.)  Kağıt havluyla kuruluyorsak = 10 gram CO2e.  Ellerimizi yalnızca hava püskürten makinaya tuttuğumuz zaman = 3 gram CO2e.  Sıcak hava püskürten makina ise = 20 gram CO2e.

Basılı bir gazetenin karbon ayak izi nedir?  Tabii bu, okuduğumuz gazetenin sayfa sayısına bağlı.  Örneğin hafta sonlarında, ya da bazı özel günlerde ekleriyle gelen bir gazetenin karbon izi daha fazla oluyor.  Ama başka etkenler de giriyor devreye.  Kâğıdın cinsi, ağaçtan mı yoksa kullanılmış kâğıttan mı üretilmiş olduğu gibi öğeler söz konusu.  Bir de, okuyucu olarak işi biten gazeteyi ne yaptığımız.  Eğer yeniden hamur yapılıp kullanılmasına olanak tanıyorsak ayak izi az oluyor;  ama atıyorsak ve çöplüğe gidiyorsa orada üreteceği metan gazı gibi yan etkilerle iz iki katına çıkıyor.  Bol eki olan ve çöpe atılan bir gazete için bu değer = 4 kilo CO2e

Çamaşır yıkamanın karbon ayak izi nedir?  Çamaşır yıkadığımız zaman da sera gazı yaratıyoruz.  Çünkü elektrik kullanıyoruz.  Nasıl yıkadığımız da önemli;  çünkü 30 derecede yıkamak 40 dereceden daha az iz bırakıyor.  Bir de çamaşırı makinada kurutmanın yükü (asarak kendi kendine kurumaya bırakmaya göre) çok ağır.  40 derecede yıkanmış çamaşırın ayak izi = 0,7 kilo CO2e.  Ama çamaşırı makinada kurutmuşsak o zaman = 2,4 kilo CO2e.

E-mail göndermenin karbon ayak izi nedir?  Bir araştırmaya göre ortalıkta dolaşan iletilerin %78’i ya spam, ya da gereksiz, anlamsız, hedefsiz mesajlar.  Spamların büyük bölümü önümüze gelmeden eleniyor ama, gereksizlerle boğuşurken gene de elektrik enerjisi kullanma durumunda kalıyoruz.  İletilerin karbon ayak izi şöyle:  Spam ya da gereksiz ileti = 0,3 gram CO2e.  Normal bir ileti = 4 gram CO2e.  Yüklü ekleri olanlar = 50 gram CO2e.

Bulaşık yıkamanın karbon ayak izi nedir?  Bu çok tartışılmış bir konu.  Bulaşığı elde mi yıkamalı, makinada mı?  Şaşırtıcı gelecek, ama makina kullanmanın daha akılcı olduğu anlaşılıyor.  Elde yıkıyorsanız ve çoğu kimsenin yaptığı gibi suyu sürekli akıtıyorsanız, o zaman = 8 kilo CO2e.  Makinada yıkıyorsanız = 0,9 kilo CO2e.

Internetin karbon ayak izi nedir?  Dünyamızda milyarlarca bilgisayar kullanılıyor.  Ayrıca dev büyüklükte bilgi işlem merkezleri var.  Bütün bunların elektrik tüketimi önemli boyutlara varıyor.  Yapılan tahminlere göre internet nedeniyle salınan sera gazlarının yıllık miktarı Türkiye’nin ya da Polonya’nın bir yılda yaktığı toplam kömürün, petrolün ve gazın salımına eşit.  Yani =300 milyon ton CO2e.

Muzun karbon ayak izi nedir?  Muz konusunda çoğumuz duyarlılık gösteriyoruz.  Hele ithal muzların çok uzaklardan geldiğini düşünerek rahatsız oluyoruz.  Bununla birlikte muzun yarattığı yük hayli düşük.  Bunun birkaç nedeni var.  Açık havada, güneş altında yetişiyor.  Fazla bir ambalaj gerektirmiyor.  Çoğu yere uçakla değil, karbon yükü çok daha az olan gemilerle ulaştırılıyor.  Bir adet muz = 80 gram CO2e.

Çay, kahvenin karbon ayak izi nedir?  “İçtiğimiz çaya, kahveye takmışlar kafayı!” diyeceksiniz, ama üzerinde durulması gereken iki konu var.  Biri, çaya ya da kahveye süt koyup koymadığımızla ilgili.  Bu bir hayli fark yaratıyor.  Öteki konu da, çayı, kahveyi hazırlarken gerektiğinden fazla su kaynatmakla ilgili.  Sonuçlar kendiliğinden konuşuyor.  Yeterli su kaynatmak = 21 gram CO2e.  Sütlü çay, kahve = 53 gram CO2e.  Cappuccino = 235 gram CO2e.

Irak savaşının karbon ayak izi nedir?  “Savaşın da böyle bir hesabı olur muymuş?” diyebilirsiniz.  Haklısınız.  Yaratılan büyük kayıpların, tahribatın ve insanlara ödetilen bedellerin yanında ekolojik maliyet elbette söz konusu olamaz.  Ama unutmamak gerekiyor ki, artık ordular akıl almaz oranda enerji tüketiyorlar.  Bu bakımdan çok kaba bir büyüklük vermekle yetinelim.  Bu amaçla yapılmış akademik araştırmalara göre küçük çaplı 50 adet nükleer silahın kullanıldığı ve 17 milyon kişinin öldüğü bir savaşın karbon ayak izi = 690 milyon ton CO2e.  Yani İngiltere’nin tamamının bir yılda ürettiğinden fazla.  9 yıldan beri sürüp giden Irak savaşı ve sonrası için yapılan tahmin ise = 250-600 milyon ton CO2e.

Reklamlar
Bu yazı Genel Konular içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s