Et tüketiminde “tepe nokta”ya varıldı mı?

Zaman zaman “tepe nokta”larla karşılaşıyoruz.  Örneğin, petrol üretiminde bir tepe noktaya dört beş yıl kadar önce varıldı.  İnsanlık toprağın altındaki kaynaklardan daha fazla petrol elde edemeyecek.  Hatta yıllık üretim miktarı azalma eğiliminde.  Bunun gibi “acaba et tüketimi de bir tepe noktaya erişti mi ve acaba önümüzdeki dönemde bu tüketim giderek azalacak mı?” sorusuyla karşı karşıyayız.  Aşağıdaki görsel bu soruya ışık tutuyor.

ABD ET TüketimiABD’nin resmi rakamlarına göre ülkedeki et tüketimi İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar fazla bir gelişme göstermeden sabit kalmış.  Savaştan sonra ise bir patlama yaşayarak 40 yıl içinde iki katına ulaşmış.  Ancak 2000 dolaylarında durulma yaşanmış.  Daha sonra da halkın daha az et yemeye başladığı görülüyor.

Bu gelişmelere et cinsi açısından bakarsak, daha da ilginç ipuçları yakalıyoruz.  Sığır eti tüketimindeki patlama 1945 ile 1970 yılları arasında ortaya çıkıyor;  bundan sonra giderek azalırken tavuk etine doğru kuvvetli bir eğilim beliriyor.  Öyle ki, Amerikalılar neredeyse sığır eti kadar tavuk yemeye başlıyorlar.  Ama daha sonra bunda da düşme gözleniyor.  (Bu arada domuz eti tüketimi yüz yıl boyunca olduğu gibi kalıyor.)

Tüketim azalmasının nedenleri

Araştırmacılar bu gelişmelerin arka planında birkaç etken buluyorlar.  Bunlardan biri, 1970’lerde çok fazla kırmızı et yemenin sağlığa zararlı olduğu konusunda ortaya çıkan bulgular.  Bunun etkisiyle tüketicinin tavuk etine yöneldiği anlaşılıyor.  Bunun yanında ABD’de uzun zamandan beri yaşanan kuraklığın da kesim hayvan stoku üzerinde olumsuz etkisi oldu.  Bir de maliyet unsuru var.  Kesimlik hayvanların başlıca beslenme maddesi olan mısırda önemli fiyat artışları belirdi.  Çünkü bazı büyük firmalar (Amerikan hükümetinin de desteklemesiyle) mısıra saldırarak etanol yakıtı elde etmeye başladılar.  Bu rakip talep et, süt ve yumurta fiyatlarında artışlara neden oldu.

Halkın tavrında gözlenen bu kültür ve alışkanlıklar değişimini iyi bir haber olarak kabul etmek gerekiyor.  Çünkü biliyoruz ki, endüstriyel et üretimi zincirinin (kaynak kullanma ve iklim değişimi açılarından) ekolojik faturası bir hayli yüksek.

Yararlanılan kaynak:  Janet Larsen, Earth Policy Institute, 7.3.2012

Reklamlar
Bu yazı Biyoyakıt, Sağlık - Beslenme, Tarım, İklim içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Et tüketiminde “tepe nokta”ya varıldı mı?

  1. Mutlu Demirkan dedi ki:

    Umarım ‘tepe noktaya’ varılmıştır ve iniş devam eder…

    Bir büyükbaş hayvanın hayatı boyunca verdiği besin değerinin 5 katı kadar bitkisel besini tükettiğini okumuştum bir yerde. Yani A.B.D’den ülkemize de bulaşan bu et ağırlıklı beslenme eğilimi bir yerde dünya gıda stoklarını da eritiyor ve geleceğimizi açlığa doğru sürüklüyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s