Kısa kısa- 1

[Ekogazete, bundan böyle zaman zaman, bazı güncel gelişmeleri kısa haberler dizisi halinde topluca okuyucularına sunacak.]

Deniz yükselecek.  ABD Louisiana Eyaleti’nin bir araştırma komisyonu matematik modeller kullanarak, denizin yüzyılın sonlarına doğru 1 metre yükselebileceğini hesapladı.  Eyalet sorumluları mühendislik ve planlama açılarından gereken önlemleri hızla almaya başlayacaklarını açıkladılar.  Zaten Louisiana 1930’dan beri 5.000 km2 büyüklüğündeki bir araziyi yükselen denize kaptırıyordu.  Öte yandan eyalet politikacıları iklim değişimi diye bir şeyin olmadığını hep söyleyip durmuşlardı.  Gözlemciler şimdi ne diyeceklerini merakla bekliyorlar.  (8.2.2012)

İngiltere kıyılarındaki dev rüzgâr çiftliği.  Denizde, kıyıdan15 km. uzaklıkta olan ve 102 türbinden oluşan rüzgâr çiftliği çalışmaya başladı.  Çiftlik kuzeyde, İskoçya’ya bitişik ve İrlanda’ya bakıyor.  Şimdilik dünyanın en büyük kıyı tesisi olan “Walney Wind Farm” 367 megavat enerji üretiyor ve 320.000 konutu besleyecek.  Bu girişim bir takım Avrupa firmalarının ortaklığıyla gerçekleşti.  Enerji bakanı bunu “yepyeni, büyük mü büyük bir mücevher” diye tanımladı.  Ancak yılın sonuna doğru, güneyde, bu kez Fransa’ya bakan bir kesimde gerçekleşecek olan başka bir çiftlik 630 türbiniyle bunu katlayacak.  İngiltere şu anda denizlerde 1,5 gigavatlık enerji üretiyor.  2020’ye kadar bunu 18 gigavata çıkarmayı planlıyor.  (9.2.2012)

Atık suları değerlendirmek.  ABD Ulusal Bilimler Akademisi kamuoyuna sunduğu yeni bir raporda atık suların yeniden kazandırılıp kullanıma verilmesinin ülkenin su potansiyelini %27 oranında arttıracağını söyledi.  Amerikan kentleri her gün 120 milyar litrelik atık su salıyor.  Bunun üçte biri denizlere gidiyor.  Oysa bunu temizleyip yeniden kullanıma sunacak teknoloji var.  Bu su tarımda ve endüstride kullanılabilir.  Hatta hiçbir sağlık sorunu yaratmadan içilebilir.  Rapor iklim değişimi ve nüfus artışı nedeniyle birçok yerleşmenin, eninde sonunda, bu seçeneği uygulamaya yöneleceğini belirtiyor.  (10.2.2012)

Plastik su şişelerine gelen yasak.  20’yi aşkın Amerikan koleji ve üniversitesinde öğrenci baskısı sonucu plastik şişe içinde satılan sulara yasak gelmeye başladı.  Öğrenciler “Bir kez kullanılıp atılan ve çevreye hudutsuz zarar veren bu şişeler yerine içme suyu muslukları yapılsın.” diyorlar.  Bazı üniversiteler de “Biz öğrencileri kendilerine ait bir cam şişeyi hep yanlarında taşımaya alıştırmak istiyoruz.” diyor.  Öte yandan Şişeli Su Üreticileri Birliği karşı taarruza geçti ve gençlerin eskiden savaşa, açlığa, ayrımcılığa karşı başarılı ve haklı direnmeler yaptıklarını, ama şişe konusunda yanıldıklarını ifade eden bir video yaptırdı.  (13.2.2012)

Fransızlar çevre konularından bıktılar.  Fransa’da yürütülen bir kamuoyu araştırmasına göre Fransızlar iklim değişimi konusunu giderek umursamaz olmaya başladılar.  Araştırmacılara göre, halk önceleri ciddi hassasiyet gösteriyordu.  Ama daha sonra gördüler ki, politikacılar bu alandaki somut girişimleri erteleyip duruyorlar.  Uluslararası zirve toplantıları da yalnızca söz üretiyor.  Bu gözlemler bıkkınlık yarattı ve insanlar kendi küçük dünyalarına kapanıp çevre konularına aldırmadan ve ekolojik davranmayı boş vererek bildikleri eski yaşam tarzını sürdürmeye devam ettiler.  (14.2.2012)

İnkârcı lobisinin marifetleri.  İklim değişimi olgusunu ve karbondioksit iddialarını gündemden yok etmek için çaba gösteren bir kuruluşun (Heartland Enstitüsü) iç yazışmalarına ulaşan biri bunları İnternet’e koydu.  Böylece inkârcıların ne gibi numaralar çevirmekte olduğu ve ne gibi etkinlikler planladıkları anlaşıldı.  Enstitü 2012’de değişik kaynaklardan 7,7 milyon dolar toplayacak.  Para bağışlayanlar arasında Microsoft, Camel ve Winston sigaralarını üreten firma, bazı petrol şirketleri ve Cumhuriyetçi Parti’nin aşırı sağ kanadı olan Tea Party’yi destekleyen zenginler var.  Enerji bakanlığının eski mensuplarından birine iklim değişimini inkâr eden bir okul kitabı yazması için 100 bin dolar ödenecek.  Benzeri çalışmalar için bir bilim insanına ayda 5.000 dolar, bir kuruluşa ayda 11.000 dolar verilecek.  Bir blog yazarı da yıllık olarak 90.000 dolar alacak.(15.2.2012)

Kuzey kutbundaki bomba.  Kutuptaki geniş topraklara “donmuş topraklar” deniliyor.  Bunların bir özelliği yüzyıllar boyunca 1.700 milyar ton karbonu dondurup depolamış olmaları.  Isınma ve buzların hızla erimesi sonucu bu gaz kütlesi havaya karışırsa ne olur?  Fitili çekilmiş, patlamayı bekleyen bir bomba çıkar ortaya ve iklim değişimi olayı allak bullak olur.  Çünkü şimdiye kadar yapılan çalışmalarda bu muazzam kütlenin olası etkisi düşünülmemişti.  Avrupa Birliği 18 enstitüyü bir araya getirerek bu tehlikenin çeşitli boyutlarını araştırtmaya başladı.  Üzerinde endişeyle durulan konulardan biri ortaya çıkacak olan gazların karbondioksit mi, metan mı olacağının bilinmemesi.  Çünkü metanın sera yaratma etkisi ötekine göre 25 kat fazla.  (17.2.2012)

Reklamlar
Bu yazı Atıklar, Denizler - Irmaklar, Genel Konular, Sağlık - Beslenme, Su, Yenilenir enerji, İklim içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s