Rüzgâr enerjisi her zaman mutluluk getirmiyor

TehuantepecMeksika’nın güneyinde Pasifik okyanusuna bakan bir kıstak var:  (Yani yarımadayı karaya bağlayan dar ve çok uzun kara parçası.)  Tehuantepec kıstağı.  Burası aynı zamanda Meksika’nın Pasifik Okyanus ile Meksika Körfezi arasında en dar olduğu kesim.

Bu yüzden de kanal açma projelerine söz konusu olmuş bir yer.  Bugün de çok revaçta, çünkü yeryüzünün en muhteşem rüzgârları esiyor burada.  Gece de, gündüz de sürekli ve çok güçlü bir rüzgâr var.  En sakin zamanda bile hızı 30-35 kilometre.  Doğal bir rüzgâr tüneli.  Eğer rüzgâr santrali yapmaya niyetiniz varsa koşarak geleceğiniz ilk yer burası.  Ancak bir zorluğu var.  Çünkü yerlilerin oturduğu bir bölge burası.  Tarımla uğraşıyorlar, balıkçılık yapıyorlar, geleneksel yaşam tarzlarını sürdürüyorlar ve kimliklerinden gurur duyuyorlar.  Buranın rüzgârı onlar için kutsal.  Kuzeyden gelen rüzgâr erkektir;  araziyi biçer, biçimlendirir.  Güneyden geleni ise dişi;  ana besin maddesi olan karidesi getirir.

Yatırımcılar iş başında

Bu nedenle rüzgâra saygı göstermek gerekir. Evet ama yatırımcı şirketlerin gözü de buranın rüzgârında.  Yepyeni bir “altına hücum – petrole hücum” telaşı başlamış durumda.  Firmaların hesabına göre bu bölgeden 900 bine yakın evin elektriği sağlanabilir.  Geniş arazileri kapatmak isteyen firmaların karşılaştıkları ilk zorluk toprağın mülkiyetinin kabilelere ait olması.  Satın alınamıyor. 30 yıllığına kiralanıyor.  Bunun için de kabile şefi ve büyükleriyle pazarlık yapılıyor.  Bu pazarlık oturumlarına firmalar uzmanları ve danışmanlarıyla geliyorlar, ama karşı tarafın başkalarını getirmesine izin vermiyorlar.  Firmalar önce büyük görünen miktarlar öneriyorlar, daha sonra gelenleri ufak miktarlara (örneğin ABD’deki fiyatların beşte birine) razı ediyorlar.  Ayrıca enerji satış kârlarından verilen hisse de düşük oluyor.  Başka ülkelerde bu pay %5 dolaylarında iken burada 0,5% ile %1,4 arasına düşüyor.

Allak bullak olmuş yaşam düzeni

Kira işlemi bittikten sonra toprakların bir bölümünde tarım yapacaklarını sanan yerliler şaşkınlıkla fark ediyorlar ki, topraklarına girmeleri yasak.  Zaten inşaat sırasında bütün sulama kanalları yok edilmiş.  Başka bir şoku da dikilen türbinleri görünce yaşıyorlar;  onlara ufak tefek olacak denilmiş türbinlerin 50-60 metreyüksekliğinde olduğunu görüyorlar.  Bunların bir de susmak bilmez vınlama yarattıkları o zaman ortaya çıkıyor. Yerliler hem topraklarından kopuyorlar, hem de yaşam tarzlarından.  İş bulamayan gençler başka yerlere göç ediyor.  Bu gelişmeler yerlilerle firmaların arasında ciddi sürtüşmelere kaynak oldu.  Silahlı çatışmalar çıktı ortaya.  Öldürülenler oldu.  Sömürgeler çağında yabancıların yerli halkın topraklarına el koymasına benzer görünümler belirdi.  Rüzgâr enerjisi için “temiz enerji” deniyordu.  Galiba o kadar da temiz değil.

Yararlanılan kaynak:  Erik Vance, The Christian Science Monitor, 26.1.2012

Reklamlar
Bu yazı Enerji, Teknoloji, Yenilenir enerji içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Rüzgâr enerjisi her zaman mutluluk getirmiyor

  1. Metin dedi ki:

    Yer küre üzerinde emperyalist ülkeler varoldukça Vahşi Kapitalizm de olacaktır. Sömürülen ülkelerin, sonunda terörist yollara başvurmaları da, hukûkî olmasa bile, bu durumda, âdil sayılmalıdır…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s