Nükleer enerji ne kadar güvenli?

[Fukuşima olayı nükleer enerji tartışmalarının üstüne bomba gibi düşmüştü.  Almanya nükleer santrallerini kapatma kararı aldı.  Bunu İtalya, İspanya gibi ülkelerde benzeri eğilimler izledi.  Fransa’da ise tartışma şiddetlendi, ama hükümet katı bir tavırla kapatma yaklaşımını reddetti.  Ne de olsa elektrik üretiminin %74’ünü nükleerden sağlayan Fransa’nın bu enerjiye aşırı bağımlılığı var.  Ancak kamuoyunun baskısı karşısında santrallerin güvenlik düzeyini gözden geçirme zorunluluğu doğdu.  Zaten Avrupa Birliği Konseyi de bütün üye ülkelerden benzeri bir talepte bulunmuştu.  Fransa bağımsız bir kurum olan ASN’i (Nükleer Güvenlik Otoritesi) devreye soktu.  ASN de bir kamu kuruluşu olan IRSN’i (Radyasyondan Korunma ve Nükleer Güvenlik Enstitüsü ) görevlendirdi.]

Hem Fukuşima olayının ayrıntılı analizini yapan, hem de Fransa’daki 58 reaktörü teker teker ele alan araştırma raporunu değerlendiren ASN bunu alınması gereken önlemler paketiyle birlikte 3.1.2012 tarihinde açıkladı.  Rapor, derhal kapatılacak reaktör olmadığını belirtiyor.  Ancak tamamında büyük çaplı önlemlerin hızla alınmasını istiyor.  Önlemlerin mali yükünün muazzam bir değere ulaşacağı anlaşılıyor.  İlk değerlendirmede 10-15 milyar avrodan söz ediliyor.  “En kısa zaman” boyutunun ise 8 yıla dayanabileceği düşünülüyor.  Avrupa Birliği’nin bütün üye ülkelerde uygulanmasını isteyebileceği bu önlemler paketinde şunlar var:

—  Her santralin yanında reaktörün kendi güvenliğinin çok üstünde güvenlik taşıyacak ve bir kaza anında patlama ya da radyosyandan asla etkilenmeyecek büyük bir sığınak oluşturulacak.  Burası kriz yönetim merkezi olarak devreye girecek.  Merkezde operasyonun her işlemine yetecek dev bir jeneratör sistemi oluşturulacak.  (Bunların her birinin bedelinin 40 milyon avro dolaylarında olduğu ve bunların üretilmesinin 2018’e kadar uzanabileceği söyleniyor.)  Merkez ayrıca çevre koşullarından etkilenmeyecek bir iletişim sistemiyle donatılacak.

—  Kaza durumunda en geç 24 saat içinde derhal devreye girmeye hazır ve tam donanımlı “acil nükleer müdahale gücü” oluşturulacak.  Bu ekibin 100’ün üzerinde özel yetiştirilmiş, devamlı eğitilen, tek ve sürekli sorumluluğu bu olan bir kadrodan oluşması isteniyor.  Bu gücün 2 yıl içinde eğitilmiş olarak devreye girmesi talep ediliyor.

—  Kaza sonrasında yakıtların soğutulmasını sağlayacak büyük havuzlar yapılacak ve bunları sürekli besleyecek su sistemi geliştirilecek.  Fukuşima’nın çığrından çıkmasının nedenlerinden biri soğutma suyunun yetersiz kalıp tükenmesi olmuştu.

—  Kazadan sonra serbest kalacak radyoaktivitenin çevredeki geniş alanın yeraltı sularını kirletmesini önleyecek bir koruma kuşağı santrallerin altında oluşturulacak.  Bu arada su baskınlarının santrale sızmasını önleyecek önlemler de alınacak.  Ayrıca reaktörlerin temelleri güçlendirilecek.  (Bu işlem yüksek maliyetli çok özel bir beton gerektiriyor.)

Bu arada Fransız Sayıştay’ı nükleer enerjinin (yapım, bakım, onarım yanında atıkların çıkarılması, taşınması, kontrol altında tutulması ve santral kapatma giderleri dahil) gerçek maliyetinin ne olduğunun hesabını yapmakla meşgul.  Raporu Ocak 2012 sonuna doğru açıklanacak.  “Yeşiller” bir devrin kapanmış olduğunu, artık ülkede nükleeri tam anlamıyla tartışma döneminin başladığını söylüyorlar.  Öte yandan Greenpeace de ortaya serilen resmi verilere dayalı olarak maliyetler konusunda bir karşı rapor hazırlıyor.  Bu arada sordukları iki soru var.  (1)  Ülke bu ağır maliyetlere boyun eğeceği yerde alternatif enerjiye yatırım yapsa daha verimli sonuç almaz mı?  (2)  Bütün bu hesaplar ve önlemler terör saldırılarını ya da santrale bir kaza sonucu çarpacak uçak etkisini niye göz ardı ediyor?  Nitekim geçenlerde bir avuç çevreci bir iki santrale sızıp tepelerine bayrak dikmişler ve bunları korumanın çok zor olduğunu vurgulamışlardı.

[Yukarıda açıklanan önlemlerin bir standartlar dizisi oluşturup, bundan sonra yapılacak nükleer santrallerde uygulanmaları bir zorunluluk mu olacak acaba?]

Kaynak:  Le Monde’un 4 ve 5 Ocak 2012 sayılarında yer almış 9 yazı

Reklamlar
Bu yazı Ekoloji Politikası, Nükleer, Yenilenir enerji içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s